Cami ve Sosyal Hayat kitabı okurla buluştu
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2026 Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında hazırlanan Cami ve Sosyal Hayat kitabını yayımladı.
Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2026 Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında hazırlanan Cami ve Sosyal Hayat adlı eseri yayımladı. Kitapta, alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların kaleme aldığı 14 makale yer alıyor. Çalışma, camiyi ibadet mekânı olmanın ötesinde insan, toplum, şehir ve medeniyet bağlamlarında inceliyor.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un takdim yazısıyla başlayan eserde, camilerin Asr-ı Saadet’ten günümüze dinî bilginin öğrenildiği, ümmet bilincinin güçlendiği ve toplumsal dayanışmanın geliştiği merkezler olduğu vurgulanıyor. Farklı yaş, meslek ve sosyal statülere sahip insanları ortak değerler çevresinde buluşturan camilerin bu yönü, kitabın temel değerlendirme alanlarından birini oluşturuyor.
Camiden şehre uzanan tarihî ve düşünsel çerçeve
Kitabın ilk bölümünde caminin İslam toplumundaki yeri tarihî ve düşünsel boyutlarıyla ele alınıyor. Prof. Dr. Tahsin Görgün, “Namaz, Cami ve Cemaat: Sosyal Ontolojik Bir Analiz” başlıklı makalesinde namaz, cemaat ve cami arasındaki ilişkiyi toplum ve medeniyet perspektifinden değerlendiriyor. Çalışmada caminin mahalle hayatındaki konumu; eğitim, ahlak, kamusal ilişkiler ve medeniyetin oluşumu bağlamında inceleniyor.
Dr. Nilgün Çevik, “İlk Mâbed: Kâbe” başlıklı yazısında Kâbe’nin tarihini, inşa sürecini ve Müslümanların hayatındaki merkezî konumunu ele alıyor. Dr. Hüseyin Hazırlar ise “Sosyal Hayatı Şekillendiren Mâbed: Mescid-i Nebevî” başlıklı makalesinde, Hz. Peygamber döneminde Mescid-i Nebevî’nin toplumsal yaşama yön veren işlevlerine odaklanıyor.
Doç. Dr. Sümeyra Ocak Ahmed, “Mâbedden Medeniyete: İslam Şehrinin Kurucu Unsuru Olarak Cami” çalışmasında cami ile şehir arasındaki bağı inceliyor. Prof. Dr. Müfit Selim Saruhan da “İbadî Alandan Sosyal Alana Uzanan Mekânlar: Camilerimiz” başlıklı makalesinde camilerin ibadet alanından toplumsal hayata uzanan işlevlerini değerlendiriyor.
İnsan, toplum ve cami arasındaki bağ
Eserde caminin birey ve toplum üzerindeki etkisine de geniş yer ayrılıyor. Prof. Dr. Vejdi Bilgin, “Cami Merkezli Dinî Sosyalleşme” başlıklı çalışmasında caminin dinî ve toplumsal kimliğin oluşumundaki rolünü ele alıyor. Prof. Dr. Mustafa Tekin ise gençlerin camiyle ilişkisini “zihniyet” ve “aidiyet” kavramları üzerinden değerlendiriyor.
Dr. Öğr. Üyesi Fatma Çiçek’in “Yersizleşen Dünyada Kadının ‘Pusula Mekân’ı: Mâbed” başlıklı makalesi, modern dünyada hızlanma, parçalanma, yabancılaşma ve yön kaybı yaşayan insanın mâbedle ilişkisini kadınların deneyimi üzerinden inceliyor.
Cami ve Sosyal Hayat, çocukların mâbedle kurduğu ilk temasa da odaklanıyor. Doç. Dr. Esra Türk, “Duygusal Bağ ve İlk Temas: Çocukların Cami Algısı” başlıklı çalışmasında çocukların camiyle ilk karşılaşmalarını, dinî gelişimlerini ve mâbedle kurdukları duygusal bağı ele alıyor. Yazıda, erken yaşlarda edinilen dinî ve mânevî deneyimlerin sonraki dönemler üzerindeki etkisine dikkat çekiliyor.
Doç. Dr. Rahime Çelik ise engelli bireylerin cami hayatına katılımını erişilebilirlik ve ibadet hakkı açısından değerlendiriyor. “Herkes İçin Cami” başlıklı makalede, Diyanet İşleri Başkanlığının bu alandaki çalışmaları da ele alınıyor.
Afet ve kriz dönemlerinde camilerin rolü
Emekli İl Müftüsü Celal Sürgeç’in çalışması, camilerin kriz ve afet dönemlerinde üstlendiği işlevleri tarihsel bir çerçevede inceliyor. “Kriz ve Afet Dönemlerinde Camilerin Fonksiyonları: Tarihsel Misyondan Kurumsal Kapasiteye” başlıklı makalede, camilerin dayanışma, barınma, bilgilendirme ve mânevî destek bakımından taşıdığı imkânlar değerlendiriliyor.
Çalışmada Mescid-i Nebevî’nde eğitim, sosyal yardım ve barınma hizmetlerinin aynı merkezde yürütülmesinden Türk-İslam şehirlerindeki külliyelere, Millî Mücadele döneminde camilerin üstlendiği görevlerden yakın dönemde yaşanan afetlere kadar farklı örneklere yer veriliyor.
Kültür, ilim ve mimaride caminin izleri
Kitabın son bölümünde caminin kültür ve medeniyet dünyasındaki yansımaları inceleniyor. Dr. Mustafa Güvenç, Balkanlarda cami merkezli sosyal ve kültürel yapıları “Tek Kıble Etrafında Şekillenen Farklı Sosyal Dokular” başlıklı makalesinde ele alıyor.
Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Uğur, “Mekân, Yazı ve İnsan Bir Araya Geldiğinde: Edebiyatımızda Cami” çalışmasıyla caminin edebiyat dünyasındaki izlerini araştırıyor. Doç. Dr. Muhammet Enes Midilli, camilerin İslam tarihindeki ilim ve eğitim merkezi niteliğini incelerken, Doç. Dr. Kemal Özkurt Türkiye’de çağdaş cami mimarisini işlev, estetik ve prestij boyutlarıyla değerlendiriyor.
Farklı disiplinlerden çalışmaları bir araya getiren Cami ve Sosyal Hayat, Kâbe’den Mescid-i Nebevî’ne, mahalleden şehre, çocuklardan gençlere, kadınlardan engelli bireylere ve afet dönemlerinden çağdaş mimariye uzanan kapsamlı bir bakış sunuyor. Eser, caminin yalnızca namaz kılınan bir mekân olarak mı, yoksa eğitim, dayanışma, kültür, şehir ve aidiyet duygusuyla birlikte değerlendirilmesi gereken bir hayat merkezi olarak mı ele alınması gerektiği sorusunu gündeme getiriyor.
Eylül 2026’da ilk baskısı yapılan kitap, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2942 numaralı genel yayını ve Halk Kitapları serisinin 862. eseri olarak yayımlandı. Eserin editörlüğünü Dr. Ulviye Ezerbolatoğlu ile Dr. Mustafa Çuhadar, yayın koordinatörlüğünü ise Dr. Muhammed Yuşa Yaşar üstlendi.




