Dünün Savaşları ve Geleceğin Stratejileri: Kuantum Çağı

Kuantum bilgisayarların stratejik önemi ve geleceğin yazılımlarını şekillendiren hamleler üzerine bir değerlendirme.

Bir tarafta askeri güç unsurları; tanklar, füzeler ve uçaklar, diğer tarafta ise dijital dünyayı şekillendiren algoritmalar, kuantum bitleri ve işletim sistemleri yer alıyor. Bu ikinci cephede, çok daha sessiz bir ilerleme söz konusu. Çin, sıcak çatışmalardan ziyade soğuk hesaplamalarla geleceğe odaklanıyor. Ülke, kuantum bilgisayarlar için kendi işletim sistemi olan Origin Pilot’ı geliştirdi ve bunu kamuoyuna açarak, ‘İndir, dene, geliştir’ çağrısında bulundu.

Bu durum, yalnızca bir teknoloji haberi değil, aynı zamanda bir stratejik hamle olarak değerlendiriliyor. Biz hâlâ klasik işletim sistemleri tartışması yaparken, Çin bu tartışmayı geride bırakarak doğrudan kuantum katmanına geçiş yaptı. Origin Pilot’un geliştirildiği yer olan Anhui, Çin’in kuantum yatırımlarını yoğunlaştırdığı bir bölge olarak öne çıkıyor. Batı ise hâlâ ‘kimin kuantum bitleri daha stabil’ sorusuyla meşgulken, Çin başka bir sorunun peşinde: ‘Bu makineler çalışmaya başladığında hangi yazılım dili kullanılacak?’

Tarihsel bir perspektiften bakıldığında, mobil devrim sırasında kazananın en iyi telefonu üreten değil, uygulama mağazasını kuran olduğunu hatırlamak gerekiyor. Apple, geliştiricileri erken aşamada yakalayarak geleceği şekillendirme fırsatını elde etti. Şimdi, Çin benzer bir stratejiyi kuantum alanında uyguluyor. Açık kaynak hamlesi, romantik bir tercih olmaktan çok, bir davet niteliği taşıyor: ‘Gelin, yarının kodunu burada yazın.’

Ancak asıl soru, gelecekteki hesaplama düzenini kimin kuracağı. Savaş meydanında kazanmak, geleceğin altyapısını kurmaktan farklı bir meseledir. Bir taraf gürültüyle ilerlerken, diğer taraf sessizce zemin hazırlıyor. Tarih, çoğu zaman zemin döşeyenleri hatırlıyor.

Olayların yanı sıra, Türk basınında da kayıplar yaşandı. Babiali’nin renkli gazetecilerinden Oktay Apaydın, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Hürriyet ve Cumhuriyet’te siyasi muhabirlik yapmış olan Apaydın, cenaze töreni için Beylikdüzü Hacı Naif Akkuş Camisi’nde son yolculuğuna uğurlanacak.

Diğer bir kayıp ise, Milliyet’in sağlık ve eğitim muhabiri Metin Özyıldırım oldu. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Özyıldırım’ın cenaze namazının Üsküdar Şakirin Camisi’nde kılınacağını duyurdu.

Batman Gazeteciler Cemiyeti’nin yeniden başkanlığına seçilen Arif Arslan, Batman Çağdaş Gazetesi’nin 43. yaşını kutladı. Gazete, 90 ödül kazanmış saygın bir yayın organı olarak biliniyor. Arslan, Batman’ın bereketli topraklarından bahsederek, köylülerin ve kentlilerin sevinç içinde olduğunu ifade etti.

Necmettin Erbakan Hoca’nın İran’a yönelik uyarıları ise günümüzdeki durumun önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Erbakan, ABD uçak gemilerinin Tahran’ı vurma ihtimaline dikkat çekerek, güç oluşturulması gerektiğini vurgulamıştı.

Son günlerde Türkiye ile İran arasındaki yolcu geçişleri durduruldu. İran, ABD hedeflerine yönelik saldırılarını sürdüreceğini belirtirken, İsrail 70 bin askeri göreve çağırdı. Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde ise sigorta poliçelerinin iptal edilmesi nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

CHP içinde ise, ‘arınma’ çağrısı yapan 30 eski ilçe başkanının ihraç edilmesi ile ilgili tartışmalar sürüyor. İhraç edilen başkanlar, yargıya başvuracaklarını duyurdu. Tepkiler büyüyor ve partinin genel merkezi eleştiriliyor. Bu durum, CHP örgütlerinde geniş bir yankı bulmuş durumda.

Son olarak, 1937 yılında Anadolu Ajansı’nın duyurduğu bir haberde, Kırklareli’nde Atatürk büstünün açılışı yapılmıştı. Bu açılışta Trakya Umum Müfettişi General Kazım Dirik, Atatürk’ün anısının önemine vurgu yaparak, halkı kutlamıştı. Atatürk’ün halkın huzur ve mutluluğu için bir sembol olduğunu hatırlatan Dirik, zorluklarla karşılaşıldığında Atatürk’ü hatırlamanın önemini vurgulamıştı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu