Ölüler Fihristi: Ölüm ve Unutmanın Hafıza Kaydı
Abdülkadir Akdemir’in Ölüler Fihristi kitabı, ölümün ardından kalan boşluğu, aşınan hafızayı ve insanın zaman karşısındaki eksilişini şiirle inceliyor.
Bazı şiir kitapları olay örgüsü kurmak yerine bir yaranın çevresinde dolaşır; bazılarıysa kaybolmaya yüz tutmuş sesleri yeniden duyulur kılmaya çalışır. Mahfel Yayıncılık tarafından yayımlanan Abdülkadir Akdemir imzalı Ölüler Fihristi, ikinci çizgide duran bir çalışma. Kitap, yalnızca hayatını kaybedenleri değil, ölümün geride bıraktığı boşluğu, yıpranan belleği ve insanın zaman içinde eksilmesini de kayda geçiriyor.
Akdemir, şiirinin merkezindeki ölümü bir son noktası olarak ele almıyor. Ölümle birlikte başlayan hatırlanma, unutulma ve bir ismin bellekte ne kadar süre yaşayacağı soruları, kitabın temel izleğini oluşturuyor. Bu yaklaşım, “ölü” kavramının sınırlarını da genişletiyor; unutulan kişiler, susturulan hikâyeler ve dile getirilmeyen acılar aynı fihristin içinde buluşuyor.
Ölüler Fihristinde acı, yüksek sesli bir anlatımla değil, insanda bıraktığı sessizlik üzerinden duyuluyor. Şairin ilk kitabı Taşranın Sazendesinden bugüne uzanan çizgide belirgin bir yön değişimi göze çarpıyor. Dünyaya doğrudan itiraz eden sesin yerini, insanın dünyayla birlikte taşıdığı hafızayı ve sorumluluğu sorgulayan daha içe dönük bir şiir anlayışı alıyor.
Kitapta yer alan “Kahraman öldü” dizesiyle başlayan şiir, bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri. Şiirde ölümün ardından ortaya çıkan görüntüler, felaket karşısındaki duyarsızlığı ve kötülüğün gündelik hayat içinde sıradanlaşmasını görünür hale getiriyor. Buradaki temel mesele yalnızca yaşanan olayın kendisi değil; o olaydan sonra insanın neye dönüştüğü sorusu.
Fihrist fikri, kitabın anlam dünyasında özel bir önem taşıyor. Bir adı kayda geçirmek, öleni yeniden yaşama döndürmüyor; ancak unutulmaya ve silinmeye karşı bir direnç yaratıyor. Akdemir’in şiiri de bu direnç üzerinden ilerliyor. Şair, geçmişte kalan kişileri ve acıları anarken aynı zamanda bugün hangi isimlerin hatırlandığını, hangi hikâyelerin ise sessizliğe terk edildiğini sorguluyor.
Bu yönüyle Ölüler Fihristi, yalnızca geçmişe dönük bir şiir kitabı değil. Ölüm, zaman ve hafıza arasındaki ilişkiyi bugünün sorularıyla birlikte ele alıyor. Kitapta öne çıkan mesele, kimin öldüğünden çok kimin hatırlandığı; hangi acıların kayda geçtiğinden çok hangilerinin fark edilmeden unutulduğu.
1987 yılında Trabzon’da doğan Abdülkadir Akdemir, Türkçe öğretmeni olarak yaşamını sürdürüyor. Şiirleri 2005’ten bu yana çeşitli ulusal dergilerde yayımlanan Akdemir, Yakamoz, Yankı ve Bizim Mahalle dergilerinin yayımlanmasına katkı sundu. Şairin ilk kitabı Taşranın Sazendesi, 2012’de Değirmen Yayınları tarafından okurla buluşturuldu. Akdemir yaşamını İzmir’de sürdürüyor.
İlk kitabından on dört yıl sonra yayımlanan Ölüler Fihristi, bu nedenle yalnızca yeni bir şiir çalışması olarak değerlendirilemez. Kitap, zamanın içinden geçen insanın ölümle, unutulmayla ve hafızanın aşınmasıyla kurduğu ilişkiyi şiir aracılığıyla kayıt altına alan kapsamlı bir bellek arayışı sunuyor.




