İnşaat Sektöründe Sınırlı İyileşme Belirtileri

İnşaat sektöründe sınırlı bir toparlanma gözlemlenirken, güven ve beklenti endekslerinde temkinli bir duruş sergilendi.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), inşaat sektörü ve ilgili imalat ile hizmet alanlarındaki güncel durumu yansıtan Hazır Beton Endeksi’nin 2026 Haziran Ayı Raporu’nu yayımladı. Raporda, haziran ayında sektörde mayıs ayına göre sınırlı bir iyileşme kaydedildiği belirtildi. Yıllık bazda en güçlü performans Faaliyet Endeksi’nde görülmesine rağmen, Güven ve Beklenti Endekslerindeki düşüş, sektörün temkinli bir görünüm sergilediğini ortaya koydu.

THBB tarafından her ay güncellenen Hazır Beton Endeksi, inşaat sektörünün yanı sıra bu sektöre bağlı imalat ve hizmet alanlarındaki mevcut durumu ve geleceğe yönelik beklentileri değerlendiriyor. Hazır beton, inşaatın en önemli girdilerinden biri olarak, sektörün büyüme eğilimini gösteren öncü göstergeler arasında yer alıyor.

Haziran ayı verilerine göre, sektörde mayıs ayına kıyasla sınırlı bir iyileşme yaşandı. Beklenti Endeksi’ndeki artış, Faaliyet Endeksi’ndeki yükselişle paralellik gösterirken, Hazır Beton Endeksi de daha olumlu bir görünüm sergiledi.

Ancak, Güven Endeksi mayıs ayındaki zayıf seyrin ardından haziranda da sınırlı bir düşüş gösterdi. Endeksin 100 eşik değerinin altında kalması, sektörde güvenin henüz kalıcı olarak güçlenmediğini ortaya koydu.

Mayıs ayında resmi tatiller nedeniyle yavaşlayan Faaliyet Endeksi, haziranda belirgin bir toparlanma göstererek 100,1 seviyesine yükseldi ve yeniden eşik değerin üzerine çıktı. Bu durum, faaliyet hacminin yeniden büyüme bölgesine geçtiğine işaret ediyor. Ancak endeksin eşik değerin hemen üzerinde bulunması, toparlanmanın henüz güçlü olmadığını ve önümüzdeki aylarda dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor.

Beklenti Endeksi de haziran ayında yükseliş kaydetti. Ancak sektör temsilcilerinin gelecek döneme dair değerlendirmelerinde temkinli bir yaklaşımın sürdüğü gözlemlendi.

Hazır Beton Endeksi, mayıs ayına göre yükseldi. Ancak endeksin 100 puanın altında kalması, sektörde genel görünümün henüz tam anlamıyla güçlenmediğini ve faaliyet tarafındaki iyileşmenin güven göstergelerine sınırlı yansıdığını gösterdi.

Geçen yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ise endekslerde farklı bir tablo ortaya çıktı. Faaliyet Endeksi, yüzde 0,8 artışla en güçlü performansı sergilerken, Hazır Beton Endeksi de yüzde 0,1 yükseldi. Buna karşılık, Güven Endeksi yüzde 0,3, Beklenti Endeksi ise yüzde 0,1 geriledi. Bu durum, sahadaki faaliyetlerin geçen yıla göre arttığını, ancak sektörün ekonomik görünümüne ilişkin temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösteriyor.

İkinci çeyreğin sonunda açıklanan haziran verileri, sektörün yıllık bazda ılımlı bir toparlanma sürecinde olduğunu gösteriyor. Faaliyet Endeksi’nin yeniden pozitif bölgeye geçmesi, sahadaki hareketliliğin arttığını işaret ederken, Güven ve Beklenti Endekslerindeki sınırlı gerileme, firmaların önümüzdeki döneme ilişkin ihtiyatlı yaklaşımını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Raporu değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Haziran ayında yıllık bazda faaliyetlerde toparlanma görülmesine rağmen, güven ve beklenti göstergelerindeki sınırlı gerileme sektörün temkinli görünümünü koruduğunu ortaya koydu.” dedi.

İnşaat sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Işık, 2026 yılı temmuz ayı itibarıyla dezenflasyon sürecinin sektöre kısmi destek sağladığını belirtti. Enflasyondaki düşüş ve yılın ilerleyen dönemlerinde faiz indirimi beklentilerinin olumlu bir zemin oluşturduğunu ifade eden Işık, buna karşın yüksek finansman maliyetleri ile krediye erişimdeki sıkı koşulların özel sektör yatırımları ve konut talebini sınırlamayı sürdürdüğünü söyledi.

Işık, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri ve kamu altyapı yatırımlarının sektörü desteklemeye devam ettiğini vurgulayarak, inşaat sektörünün maliyet baskılarının hafiflemesiyle olumlu etkilenmesine rağmen finansman koşulları nedeniyle dengeli ve kademeli bir toparlanma süreci yaşadığını ifade etti. Önümüzdeki dönemde büyümenin kalıcı hale gelmesinin ise enflasyondaki düşüşün devam etmesine, kredi koşullarının normalleşmesine ve para politikasında atılacak olası gevşeme adımlarına bağlı olacağını kaydetti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu