Emek Komisyonu’ndan 1 Mayıs Çağrısı: Barış ve Özgürlük İçin Birlikte Olalım
Emek Komisyonu, 1 Mayıs için barış, adalet ve özgürlük mücadelesini büyütme çağrısı yaptı. Tüm emekçileri alanlarda buluşmaya davet etti.
Emek Komisyonu, 1 Mayıs Emeğin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ne yönelik düzenlediği basın toplantısında önemli mesajlar verdi. Toplantıda, Emek Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ Karahalı, bu yıl 1 Mayıs’ta barışın ana sloganlarından biri olacağını vurguladı.
Akdağ Karahalı, “Bu yıl ekmeğe, barışa ve adalete aç milyonların ortak sesiyle 1 Mayıs alanlarında olacağız. Çünkü ekmek, barış ve adalet, halkların en temel ihtiyaçları arasında yer alıyor. Emperyalist savaş politikalarının derinleştiği, bölgesel krizlerin büyüdüğü, yoksulluğun ve eşitsizliğin arttığı bir dönemde 1 Mayıs’ı karşılıyoruz. Savaşlar, yalnızca sınırları değil, halkların yaşamlarını da parçalamakta. Emperyalist müdahaleler ve işbirlikçi iktidarların politikaları, yoksulluğu derinleştiriyor ve emeği güvencesiz hale getiriyor. Bu nedenle, 1 Mayıs’ta barışı savunmak, emeği savunmak demektir” şeklinde konuştu.
Türkiye’deki iktidar politikalarının emeği değersizleştirdiğini ve yoksulluğu kalıcı hale getirdiğini belirten Akdağ Karahalı, “Ücretler erirken, bir avuç ayrıcalıklı kesim kâr rekorları kırıyor. Asgari ücret, açlık sınırının altına düştü ve milyonlarca insan açlıkla karşı karşıya kalıyor. Her dört gençten biri işsiz, çocuk yoksulluğu rekor seviyelere ulaştı. Emeğin değeri sistematik olarak düşürülüyor” dedi.
Gıda enflasyonunun yüksekliğine de dikkat çeken Akdağ Karahalı, Türkiye’nin bu alanda dünya üçüncüsü olduğunu ifade etti. Konut ve kira fiyatlarındaki fahiş artışların barınmayı zorlaştırdığını, emekçilerin geçinmek için büyük bir mücadele vermek zorunda kaldığını belirtti. “Emeğimize sahip çıkmak için hayatlarımıza sahip çıkmalıyız. Bu nedenle, ekmek bizim için en temel taleplerden biri olacak” şeklinde konuştu.
Kadınların bu düzenin en ağır yükünü taşıdığını da vurgulayan Akdağ Karahalı, erkek egemen sistemin, savaş politikaları ve yoksulluğun kadın emeğini görünmez kıldığını, şiddet ve eşitsizliğin derinleştiğini kaydetti. Kadın özgürlüğünü savunmanın eşit ve adil bir toplumu savunmak anlamına geldiğini belirtti.
1 Mayıs’ta adaletin de önemli bir tema olacağını ifade eden Akdağ Karahalı, “Kürt halkının barış ve demokratik çözüm talebi büyürken, inkâr ve baskı politikaları toplumsal barışı zedeliyor. Gerçek bir demokrasi, halkların eşitliği ve özgürlüğü ile mümkündür. Bu nedenle, 1 Mayıs’ta adalet talebimizi de yükselteceğiz” dedi.
Emek Komisyonu, barış ve demokratik toplum çağrısının yalnızca siyasal bir çözüm değil, aynı zamanda emek, eşitlik, adalet, kadın özgürlüğü ve ekoloji mücadelesinin yükseltilmesi çağrısı olduğunu belirtti. Bu perspektifin, sömürüye karşı emeğin, savaşa karşı barışın, baskıya karşı demokrasinin birlikte savunulmasını esas aldığını vurguladı.
Akdağ Karahalı, tüm emekçileri 1 Mayıs alanlarında buluşmaya çağırarak, “Bizler; kadınların direnişi, halkların özgürlük ateşi ve emek mücadelesinin sesi olmak için tüm illerde 1 Mayıs alanlarında olacağız. Gelin, yoksulluğa, savaşa ve sömürüye karşı omuz omuza verelim. Ekmek, Barış, Adalet taleplerimizi birlikte haykıralım” dedi.
Emek Komisyonu Eşsözcüsü Mehmet Bozgeyik de, 1 Mayıs’ta güçlü bir buluşma hedeflediklerini ifade etti. Bozgeyik, “Kapitalizmin krizi, savaşlar ve yoksulluk, tüm dünya işçileri ve emekçileri için artan bir güvencesizlik ve yıkım yaratıyor. Bu nedenle, bu 1 Mayıs’ı işçi sınıfının ve ezilen halkların enternasyonalist dayanışma ve mücadele günü olarak kutlamayı hedefliyoruz” dedi.
Bozgeyik, 12 Nisan’da tüm illerde 1 Mayıs için hazırlıklara başlayacaklarını, işçilerle buluşacaklarını belirtti. Ayrıca, Taksim yasağının kaldırılması gerektiğine de dikkat çekti. “Taksim, işçiler ve emekçiler için önemli bir alan. Ancak, yasakçı tutum devam ediyor. Bu yıl Taksim yasağının ortadan kaldırılması çağrısını yinelemek istiyoruz” dedi.




