Eğitim-Bir-Sen’den Resen Atama Mağduriyetine Yargı Desteği

Eğitim-Bir-Sen, resen atama mağduriyetine karşı açılan davalarda iptallerin artığını duyurdu.

Eğitim-Bir-Sen, norm kadro fazlası öğretmenlerin aile bütünlüğü, sağlık durumları ve yaşam koşulları göz önünde bulundurulmadan yapılan resen atamalara karşı yürütülen hukuki süreçte, pek çok iptal kararı alındığını duyurdu. Sendika, mahkemelerin bu kararlarının, resen atama uygulamasının öğretmenler üzerinde yarattığı telafisi zor mağduriyetleri ortaya koyduğunu belirtti.

Sendikanın açıklamasında, Türkiye genelinde yıl boyunca birçok dava açıldığı ve idare mahkemelerinden iptallerin geldiği ifade edildi. Mahkemelerin verdiği kararların, resen atama uygulamasına yönelik itirazların haklılığını gösterdiği vurgulandı.

Eğitim-Bir-Sen, norm kadro fazlası öğretmenlerin aile bütünlüğü, sağlık durumu, çocukların eğitim ve bakım ihtiyaçları ile ulaşım koşullarının dikkate alınmadan yapılan atamalarla mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. Sendika, öğretmenlerin aileleri ile görevleri arasında seçim yapmak zorunda bırakıldığını savundu ve bu durumun öğretmenlerin mesleki motivasyonunu olumsuz etkilediğini vurguladı.

2025 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edilmesine rağmen, bu yıl yapılan resen atamaların aile bütünlüğünü zedelediği belirtildi. Anne ve babaların farklı ilçelerde görev yapmak zorunda kalmasının eğitimciler açısından ciddi mağduriyetler yarattığı ifade edildi. Eğitim-Bir-Sen, bu risklerin daha önce çeşitli platformlarda dile getirildiğini kaydetti.

Sendika, Millî Eğitim Bakanlığına yaptığı yazılı başvurularda, norm fazlası öğretmenlerin yer değiştirme süreçlerinde mazeret durumlarının dikkate alınması gerektiğini bildirdi. Başvurularda aile birliği, sağlık durumu, çocukların eğitim ve bakım ihtiyaçları gibi unsurların göz önünde bulundurulması talep edildi. Ancak, 2025 yılında başlatılan uygulamanın 2026 yılında da benzer mağduriyetlere yol açabileceği ifade edildi.

Mahkemelerin, resen atama işlemlerinde idarenin sınırsız takdir yetkisine sahip olmadığını ortaya koyan kararlar verdiği bildirildi. Kamu yararı ile bireylerin aile hayatı arasında adil bir denge kurulması gerektiğine dikkat çekildi. Norm kadro gerekçesinin aile bütünlüğünü yok sayacak şekilde uygulanamayacağı belirtildi.

Mahkeme kararlarında aile birliği, çocukların üstün yararı, sağlık ve bakım yükümlülükleri gibi ilkeler ön plana çıktı. Eğitim-Bir-Sen, bu kararların resen atama süreçlerinde öğretmenlerin kişisel ve ailevi durumlarının dikkate alınmasının zorunlu olduğunu gösterdiğini belirtti. Ayrıca, yönetmelik olmadan tesis edilen işlemlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna dair değerlendirmelerin de mahkeme kararlarında yer aldığı ifade edildi.

Sendika, öğretmenlerin aileleriyle görevleri arasında tercih yapmaya zorlanmalarına karşı mücadelesini sürdüreceğini açıkladı. Mazeret durumları göz ardı edilerek yapılan resen atamaların kabul edilemez mağduriyetler yarattığını belirten Eğitim-Bir-Sen, hukuki dayanağı tartışmalı uygulamalarla öğretmenlerin yer değiştirmeye zorlanmasının çalışma barışını olumsuz etkilediğini vurguladı.

Eğitim-Bir-Sen, norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirme süreçlerinin şeffaf, öngörülebilir ve hakkaniyetli bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Sendika, bu süreçlerde aile bütünlüğünü koruyan, ulaşım ve yaşam şartlarını dikkate alan hukuka uygun bir zemin oluşturulması gerektiğini belirtti. Mahkemelerce verilen iptal kararlarının, sendikanın daha önce dile getirdiği itirazları güçlendirdiği kaydedildi.

Son olarak, Eğitim-Bir-Sen, norm fazlası öğretmenlerin mağduriyet yaşamaması için hukuki ve sendikal mücadelesini sürdüreceğini açıkladı. Resen atama işlemlerinin, öğretmenlerin aile bütünlüğünü, mazeretlerini ve yaşam koşullarını göz önünde bulundurarak yapılması gerektiği ifade edildi. Mahkemelerin verdiği iptal kararları, norm fazlası öğretmenlerin resen atama süreçlerinde yeni bir değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki çağrıları yeniden gündeme getirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu