Kanseri MAT ile Yenmek İçin Yeni Bir Yöntem Geliştirildi

Ege Üniversitesi’nde geliştirilen MAT yöntemi, kanserli hücreleri hedef alarak tedavi ve görüntüleme imkanı sunuyor.

Ege Üniversitesi’nde Türk bilim insanları tarafından geliştirilen yeni bir tedavi ve görüntüleme yöntemi, kanserli hücrelerin yok edilmesine yönelik önemli bir adım olarak patent başvurusu aşamasına geldi. Dr. Olcay Kaan Çakır ve Doç. Dr. Aylin Şendemir’in yürüttüğü çalışmalar, kanser tedavisinde devrim yaratma potansiyeline sahip.

Dr. Olcay Kaan Çakır, daha önce ‘yürürken kendini şarj eden kalp pili’ icadıyla dikkat çekmişti. Şimdi ise Ege Üniversitesi’nde yürüttüğü yeni projeyle, kanser tedavisine yönelik bir patent başvurusu gerçekleştirdi. Bu proje, kanserin tedavisinde yeni bir yaklaşım sunmayı amaçlıyor.

Kanser, hücrelerin genetik ve epigenetik mekanizmalarındaki bozulmalar sonucu kontrolsüz bir şekilde çoğalarak çevre dokulara yayılmasına neden olan bir hastalık olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde önemli bir ölüm nedeni olan kanser, tıbbi araştırmaların en kritik konularından biri haline gelmiştir. Mevcut tedavi yöntemleri genellikle uzun ve maliyetli olmakla birlikte, hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, kanserin moleküler temellerinin daha iyi anlaşılması ve hedefe yönelik yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi için yoğun çalışmalar sürdürülmektedir.

Geleneksel tedavi yöntemleri arasında en yaygın olanı kemoterapi, bu süreçte sağlıklı hücrelere de zarar verebiliyor. Bu nedenle, alternatif tedavi yöntemlerine yönelik araştırmalar artış göstermektedir. Ege Üniversitesi Biyomalzemeler ve Üç Boyutlu Biyoarafazlar Laboratuvarı (EBIOPHASE) bünyesinde gerçekleştirilen MAT projesi, bu bağlamda önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

MAT, kanser hücrelerini hedef alan ve bağlanan mikro/nano parçacıkların, bu hücreleri yok etme prensibine dayanıyor. Çakır, bu sistemin nasıl çalıştığını şu şekilde açıklıyor: “Patent başvurusu kapsamında, çok katmanlı ve özel olarak tasarlanmış bir mikro/nano parçacık yapısı önerildi. Kanser hücreleri mevcut tedavilere karşı direnç geliştirebiliyor. Bu çalışmada önerilen yaklaşımda, kanser hücreleri doğrudan mekanik etkilerle hedef alınıyor ve bu sayede seçici bir şekilde ortadan kaldırılıyor.”

Çakır, kanser hücrelerinin büyüme ve yayılma süreçlerini sürdürebilmek için belirli moleküllere ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Bu parçacıklar, kanser hücrelerine sunularak onların bünyelerine alınması sağlanıyor. Böylece kanser hücreleri, bu parçacıkları kullanarak kendi yok oluş süreçlerini tetikliyor. MAT sisteminde, hücreye tutunmuş veya hücre içine alınmış mikro/nano parçacıklar, dışarıdan titreştirilerek kanserli hücrelerin parçalanması ve yok edilmesi sağlanıyor.

MAT, kanserli hücrelerin yapısını bozarak öldürmeyi hedefliyor. Bu yöntemle sağlıklı hücrelerin zarar görmeden tedavi edilmesi mümkün hale geliyor. Ayrıca, saç dökülmesi gibi yan etkilerin de azaltılması hedefleniyor. MAT, erişimi zor anatomik bölgelerde de kullanılma potansiyeline sahip. Örneğin, kemik içindeki kanser hücrelerine temassız olarak etki edilebilecek.

Çakır, MAT’ın hangi kanser türlerinde kullanılabileceğine dair bilgi veriyor: “Patent yapısı, çok katmanlı mikro veya nanoparçacıklar ile bu parçacıkları vücut dışından hassas biçimde kontrol edebilen giyilebilir, bilgisayar kontrollü bir tıbbi cihazın birlikte çalışmasına dayanıyor. Bu teknoloji, birçok kanser türüne etkili olabilir. Ancak her bir tür için ayrı ayrı hedefleme ve dozlama protokollerinin geliştirilmesi gerekiyor.”

MAT, yalnızca tedavi amaçlı değil, aynı zamanda kanserli dokuların görüntülenmesi için de kullanılabilecek. Çakır, “Parçacıkların kanser hücrelerine bağlanması, onları etkili bir kontrast ve işaretleyici ajan haline getiriyor. MAT, manyetik ve optik özellikleriyle mevcut görüntüleme yöntemlerine alternatif olabilir.” diyor. Bu teknoloji, hastaların günlük yaşamlarına daha hızlı dönmelerini sağlayacak ve tedavi süreçlerini hızlandıracak. Çakır, “Bu proje, kanser tedavisinde daha az yan etki ve daha yüksek hedefleme hassasiyeti sunan bir teknoloji platformu ortaya koyuyor.” şeklinde konuşarak, projenin potansiyelini vurguluyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu