Özgür Özel ekonomi kurmaylarıyla piyasayı değerlendirdi

Özgür Özel başkanlığındaki toplantının ardından konuşan Ümit Özlale, sermaye piyasalarındaki iddiaların araştırılmasını istedi: Fatura millete kesilmemeli.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde ekonomi kurmaylarıyla bir araya gelerek sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Basına kapalı toplantının ardından açıklama yapan YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, piyasadaki şüpheli işlemler, fonlar ve denetim süreçleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Özlale, sermaye piyasalarında ekonomik gerçeklikten kopuk hisse değerleri oluşturulduğunu savunarak, bazı şirketler, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve fonlar üzerinden şişirilmiş değerlemeler yapıldığını öne sürdü. Şüpheli fonların büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar dolar seviyesinde olduğunun ifade edildiğini belirten Özlale, çalışan sayısı ve faaliyet hacmi sınırlı şirketlerin, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları ya da telekomünikasyon şirketlerinden daha yüksek piyasa değerlerine ulaşabildiğini söyledi.

Bu fiyatlamaların piyasanın olağan işleyişiyle açıklanamayacağını dile getiren Özlale, ortada aydınlatılması gereken yapay bir kurgu ve ciddi bir kamu denetimi sorunu bulunduğunu ifade etti. Meselenin yalnızca borsa rakamlarıyla sınırlı olmadığını belirten Özlale, yüksek riskli yatırımlara yönelmeyen, birikimlerini kira, eğitim ve geçim masrafları karşısında korumaya çalışan vatandaşların da bu düzenin sonuçlarından etkilendiğini kaydetti.

Özlale, tasarruf sahiplerinin birikimlerini zenginleşme amacıyla değil, hayat pahalılığı karşısında ayakta kalabilmek için değerlendirdiğini belirterek, insanların yalnızca parasını değil geleceğini de kaybettiğini söyledi. Vatandaşların çaresizliğini kazanca dönüştürenler ile buna göz yumanların hesap vermesi gerektiğini savundu.

Denetim süreçleriyle ilgili sorular

Özlale, Kasım 2025’te dönemin Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı’nın borsada manipülasyona izin verilmeyeceğini açıklamasına rağmen ilk düzenlemenin Ağustos 2026’da yapılmasını eleştirdi. Bu süreçte şüpheli yapıların dört veya beş kat büyüdüğünü öne süren Özlale, denetleyici ve düzenleyici kurumların neden yaklaşık 10 ay beklediğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Sermaye Piyasası Kanunu’nda piyasa dolandırıcılığı ve yapay fiyat oluşumunun suç olarak düzenlendiğini hatırlatan Özlale, buna rağmen milyarlarca dolarlık işlemler karşısında herhangi bir adım atılmamasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Fonların Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu’nda nitelikli yatırımcılara sunulması, şüpheli olduğu belirtilen hisselerin endekslere dahil edilmesi ve finansal yapılardaki devir işlemlerinin kamu kurumlarının izin ve gözetimi olmadan gerçekleşemeyeceğini savundu.

Bu kararların kimler tarafından ve hangi ölçütlerle alındığının kamuoyuna açıklanmasını isteyen Özlale, siyasi ve kamu görevlilerinin söz konusu yapılardan kazanç sağlayıp sağlamadığının da araştırılması gerektiğini belirtti. Özlale ayrıca, şüpheli işlemlerle ilgili soruşturma açılıp açılmadığını, açıldıysa kapsamının ne olduğunu ve düzenleyici kurumların neden daha önce harekete geçmediğini sordu.

Özlale, yaşanan tablonun iktidarın ekonomi politikalarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini ileri sürdü. Küçük yatırımcıyı koruyacak etkili önlemlerin zamanında alınmadığını savunan Özlale, yeni düzenlemelerin şüpheli işlemlerden kazanç sağlayanlardan çok kurallara uygun faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli şirketler üzerinde yük oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Geçmişte farklı vaatlerle vatandaşların mağdur edildiğini öne süren Özlale, bugün benzer bir istismar biçiminin lisanslı kurum görüntüsü, profesyonel fon yönetimi söylemi ve yüksek getiri beklentisi üzerinden sürdürüldüğünü iddia etti. Soruşturulması gerektiğini belirttiği iddialar arasında bazı üst düzey siyasetçiler ve kamu görevlilerinin yüksek getirili fonlarda hesaplarının bulunduğu yönündeki söylemler de yer aldı.

Altı maddelik çağrı

Ümit Özlale, yetkililerden altı başlıkta adım atılmasını istedi. Buna göre, şüpheli işlemler hakkında suç duyurusunda bulunulmadıysa bunun gerekçesi açıklanmalı, başvuru yapıldıysa kapsamı kamuoyuyla paylaşılmalı. Sermaye piyasalarındaki riskin bankacılık veya tasarruf finansmanı sistemi üzerinden daha geniş kesimlere yayılması önlenmeli.

Fonlar halka açılmadan önce kimlerin yatırım yaptığı ve daha sonra kimlerin hangi tarihlerde, ne miktarda çıkış gerçekleştirdiği siyasi etkilerden bağımsız biçimde incelenmeli. Fonlar, hisseler ve olası devir işlemleriyle ilgili kamu kararlarının hangi kriterlere dayandığı açıklanmalı. Kamu görevlileri ve siyasetçilerin yatırımları, karar süreçlerine katılımları ve olası çıkar çatışmaları bağımsız denetime açılmalı. Özlale’nin altıncı talebi ise oluşan zararın vatandaşlara ve vergi mükelleflerine yüklenmemesi oldu.

Özlale, borsadaki düşüş ve bazı fonların temerrüde düşmesinin tek başına bir saadet zinciri ya da dolandırıcılık kanıtı sayılamayacağını da belirtti. Ancak bu ihtimallerin araştırılmasının, getirilerin kaynağının ve varlıkların nasıl değerlendirildiğinin ortaya çıkarılmasının denetim kurumlarının öncelikli görevi olduğunu söyledi. Hukuki değerlendirmenin bağımsız yargıya ait olduğunu belirten Özlale, siyasi sorumluluğun ise şimdiden ortaya çıktığını savundu.

Ekonomik koşulların vatandaşları yüksek getiri vaatlerine yönelttiğini ifade eden Özlale, ücretlerin ve birikimlerin eridiğini, yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin derinleştiğini söyledi. Çalışanların konut ve otomobil sahibi olmayı bir yana bırakarak kira, fatura ve eğitim giderlerini karşılamaya çalıştığını belirten Özlale, bu ortamda insanların umutlarının kolayca istismar edildiğini dile getirdi.

Özlale, “Tasarruf sahiplerinin yalnız paraları değil, gelecekleri de çalınmıştır. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Faturanın bir kez daha millete kesilmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ekonomi programı hazırlığı

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özlale, partisinin ekonomi programının uzun süredir hazır olduğunu, ancak Özgür Özel ile gerçekleştirilen Anadolu ziyaretlerinde iş insanları, yatırımcılar ve emekçilerle yapılan görüşmeler doğrultusunda programa son şeklinin verildiğini söyledi.

Özlale, Türkiye’nin temel sorunlarından birinin ücretler ve yaşam koşulları olduğunu belirterek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bu konudaki sorulara yanıt vermekten kaçındığını öne sürdü. Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanamadığını, makroekonomik göstergelerde beklenen iyileşmenin görülmediğini ve faiz giderlerinin arttığını savunan Özlale, mevcut ekonomi programının yerli yatırımcı, emekçi, öğrenci ve yabancı yatırımcı açısından çözüm üretmediğini iddia etti.

Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelerden olumsuz yönde ayrıştığını ve net doğrudan yabancı yatırımların uzun yıllar sonra eksiye düştüğünü söyleyen Özlale, ülkenin yalnızca geçici bir krizle değil, kurumlara yayılan yapısal bir düzensizlikle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu durumu “bürokratik oligarşi” olarak tanımlayan Özlale, YENİ Parti’nin erken seçim halinde ekonomi programı ve çözüm önerileriyle ülkenin sorunlarına yanıt vermeye hazır olduğunu ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu