Kandilli Camii Bayramda Yeniden İbadete Açılıyor
Kandilli Camii, iki yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından Kurban Bayramı’nda cemaatine kavuşacak.
İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan ve yaklaşık dört asırlık geçmişe sahip olan Kandilli Camii, iki yıl süren kapsamlı restorasyon çalışmalarının sona ermesinin ardından Kurban Bayramı’nda cemaatine yeniden kavuşacak.
Cami, ilk olarak Sultan IV. Murat döneminde inşa edilmiş, daha sonra 1. Mahmud’un emriyle 1749’da yeniden inşa edilmiştir. 1931 yılında meydana gelen yangın sonrasında ise mevcut haliyle yeniden inşa edilmiştir. 6 Nolu Koruma Kurulu kararı doğrultusunda 2024 yılında başlayan restorasyon çalışmaları, caminin genel durumu üzerine yapılan araştırmalar ve rölöve çizimlerinin hazırlanmasıyla başlamıştır.
Restorasyon sürecinde caminin ahşap unsurları ve çıtakari tavanında çeşitli iyileştirmeler yapılmış, çini mihrapla ilgili araştırma ve rölöve çalışmaları da tamamlanmıştır. Geçtiğimiz yıl, kalemişi çizimleri ve sıva raspaları gerçekleştirildi ve yapının güçlendirme aşamasına geçildi. Çalışmaların detayları arasında, caminin çıtakari tavan restorasyonu, kalemişi raspası, sıva raspası ve güçlendirme çalışmaları yer almaktadır.
Yaklaşık iki yıl süren restorasyon çalışmaları tamamlanma aşamasına gelirken, caminin ahşap uygulamaları ile mihrap bölümündeki restorasyon devam etmektedir. İki ay önce başlayan çini mihraptaki eksik çiniler, 16. yüzyıl çini yapım tekniklerine uygun olarak yeniden üretilmekte, mevcut çinilerde ise kalemişi tamamlama uygulamaları yapılmaktadır.
Minber üstü alemi ve minare alemlerindeki bakır bölümlere geleneksel yöntemle altın varak uygulaması yapılırken, mihraptaki hat yazısı ve cami girişindeki taç kapı yazılarının restorasyon çalışmaları da sürmektedir.
Restorasyon süreci hakkında bilgi veren mimar-restoratör Mücahit Turan, 2024 yılında kalemişi, çinilerin onarımı, mihrap ve tavan çıtakari çalışmaları için hazırlıkların yapıldığını belirtti. Turan, kalemişi çalışmalarında özgün haliyle uygulamalar gerçekleştirdiklerini, çini mihrapta ise bazı panoların söküldüğünü ve yerine yenilerinin takılacağını ifade etti.
Ayrıca, caminin kapı tokmağının tasarımında selvi ağacı formunun kullanıldığını ve bu tasarımın avludaki ferforjelerde de yer alacağını vurguladı. Kandilli bölgesinin geçmişteki aydınlatma gelenekleri ve selvi ağaçlarıyla bezeli yapısı, bu tasarımın ilham kaynağı olmuştur.
Kandilli Camii’nin isim kökeni hakkında iki farklı rivayet bulunmaktadır. Birinci rivayete göre, Sultan IV. Murat’ın bu bölgede bir saray yaptırması ve burada düzenlenen kandil alayları, bölgenin adını Kandilli yapmıştır. İkinci rivayet ise padişahların Göksu Deresi’nden dönüşte kandil yakmalarından kaynaklanmaktadır. Bu caminin tarihi ve mimarisi hakkında bilgiler veren Dr. Kubilay Arpacı, Kandilli Camii’nin Boğaziçi’nin en güzel duraklarından biri olduğunu ifade etti.
Restorasyon sürecinin önemli bir parçası olan kalem işleri, caminin iç mekanındaki süslemeleri ön plana çıkarmaktadır. Cami, 19. yüzyılın ikinci yarısında onarımlar görmüş ve 1916 yılında çıkan yangında tamamen yok olmuştur. 1929-1931 yılları arasında yeniden inşa edilen yapı, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın izlerini taşımaktadır. İç mekandaki çiniler ve hat yazıları, caminin mimari değerini artıran unsurlar arasında yer almaktadır.




