İngiltere, ABD-İran çatışmasına müdahil oluyor: ‘Hazırız’
İngiltere, ABD-İran çatışmasında savunma için 24 saat hazır olduğunu açıkladı. İran, İngiltere’yi suç ortağı olarak nitelendiriyor.
İran, ABD tarafından kullanılan İngiliz üslerini “meşru hedef” olarak nitelendirdi. Bu gelişmenin ardından, İngiltere hükümeti, ülkenin savunması için 24 saat boyunca hazır olduğunu bildirdi.
İngiltere, ABD personel ve uçaklarının bulunduğu üslerden, ABD’nin “savunma” amaçlı operasyonlar gerçekleştirmesine izin verirken, İran’a yönelik doğrudan saldırılarda iş birliği yapmayı reddetti. İran Dışişleri Bakanlığı, İngiltere’yi ABD savaşına “suç ortağı” olarak tanımlarken, Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye askeri destek veren tüm ülkelerin “sonuçlardan sorumlu olacağını” belirtti.
Bu açıklamalar, ABD’nin İran’daki hedeflere yönelik hava saldırılarına devam ettiği bir dönemde yapıldı. ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere hükümetini ve eski Başbakan Sir Keir Starmer’ı, savaşa yeterince destek vermemekle eleştirdi. İran ise İngiltere’yi askeri harekatın bir parçası olarak konumlandırmaya çalıştı.
İngiliz üsleri ABD operasyonlarında kullanılıyor
Mart ayında, ABD ve İsrail öncülüğündeki savaşın başlamasından kısa bir süre sonra, Körfez ülkelerine ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere saldırmak için İran askeri altyapısını hedef almak amacıyla, Gloucestershire’daki RAF Fairford ve Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia gibi İngiliz üslerinin ABD tarafından kullanılmasına izin verildi. Yeni Başbakan Andy Burnham, bu politika değişikliğini onayladı.
Devrim Muhafızları Ordusu’na yakın bir kaynak olan Tasnim Haber Ajansı, ABD’nin bombalama görevlerinin iki gün önce RAF Fairford üssünden gerçekleştirildiğini öne sürdü. Ancak İngiltere Savunma Bakanlığı, üssün İran’a yönelik operasyonlarda kullanılıp kullanılmadığına dair bir açıklama yapmadı.
İngiltere hükümet sözcüsü, İran’ın tehditlerine karşılık olarak, “Silahlı Kuvvetlerimiz, ister kendi topraklarımızda ister yurt dışından gelsin, İngiltere’yi her türlü saldırıdan korumaya hazırdır. İngiltere, kendisini 24 saat savunmaya hazırdır” dedi. Ayrıca, NATO müttefikleriyle iş birliği içinde hava ve füze savunmasına yönelik kademeli bir yaklaşım benimsendiğini belirtti. İngiltere’nin çatışmaya yaklaşımının değişmediğini, uluslararası hukuka uygun hareket ederek halkı ve müttefikleri koruma kararlılığını vurguladı.
Savaşın 28 Şubat’ta başlamasından kısa bir süre sonra, İran’ın Londra Büyükelçisi Seyid Ali Musavi, İngiltere’nin savaşa katılması durumunda İran’ın “meşru müdafaa hakkına” sahip olacağını ve bu konuda dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
İran, 19 Mart’ta Chagos Adaları’ndaki Diego Garcia üssüne iki balistik füze fırlattı. Füzelerden birinin uçuş sırasında arızalandığı, diğerinin ise bir ABD savaş gemisi tarafından düşürüldüğü bildirildi. İran’ın bu takımadalara ulaşabilecek füzeleri olup olmadığına dair şüpheler bulunuyordu. Aynı ay, İsrail, İran’ın 4 bin kilometre menzile sahip füzeleri olduğunu ve bunun İngiltere ile Avrupa’nın diğer bölgelerine ulaşabileceği anlamına geldiğini iddia etti.
Ancak dönemin Konut Bakanı Steve Reed, İran’ın İngiltere’yi hedef aldığına dair spesifik bir değerlendirme olmadığını belirtti. Analistler, ABD’nin saldırılarıyla zayıflatıldığını öne sürdüğü İran füze cephaneliğinin güvenilirliği ve isabet oranı hakkında da endişelerini dile getirdi.
Son aylarda İran, ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine saldırılar düzenlerken, Hürmüz Boğazı’ndaki sivil gemilere yönelik saldırılar da bu kritik sevkiyat rotasını tehdit etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik 13. gece saldırılarının tamamlandığını duyurdu. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın son saldırılara rağmen geçişe açık kaldığı ve ticari gemilerin ABD askeri desteğiyle rotalarında ilerlemeye devam ettiği kaydedildi.




