CHP Kurultay Davası 6 Mayıs Tarihine Ertelendi
CHP kurultay davası, 6 Mayıs tarihine ertelendi. Duruşmada sanıklar ve tanıkların ifadeleri dikkat çekti.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanıklar Hüseyin Yaşar, Metin Güzelkaya ve Serhat Can Eş ile avukatları salonu doldurdu. Sanık Mehmet Kılınçarslan ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Hakim, duruşmaya başlamadan önce dosyadaki belgeleri inceledikten sonra sanıklara savunma yapmaları için söz verdi.
Sanık Kılınçarslan, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, iddialarda geçen kişilerle herhangi bir iletişim kurmadığını savundu.
Sanık Hüseyin Yaşar ise daha önce tanık olarak dinlenen Yılmaz Özkanat’ın ifadelerinin doğru olmadığını belirterek, “Özkanat, benimle Ankara’da bir otelde görüştüğünü iddia ediyor. Bu tamamen yalan. Biz Batman’da buluştuk. Kimseyi oy vermesi için yönlendirmedim. Kızımın yönetimde yer aldığına dair iftiralar atılıyor. O, zaten yedek üye olarak seçildi. Hiç kimse bana parti meclisi üyeliği için söz vermedi. Seçim süresince salonda bile bulunmadım. Kime oy verildiğini bilmiyorum. Özgür Özel için para karşılığı oy istemedim, bu da bir iftiradır. Çocuklarımın belediyeye iş başvurusu bile yok, zaten devlet memurları. Özkanat hakkında suç duyurusunda bulundum ve beraatimi talep ediyorum,” dedi.
Sanık Metin Güzelkaya da kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, Veysi Uyanık’ın iftiralarına maruz kaldığını ifade etti. “Ben kimseye para vermedim, oyumu değiştirmedim. TBMM’ye gitmedim, Özgür Karabat ile görüşmedim. Oyumu Kılıçdaroğlu’na verdim. Suçlamaları kabul etmiyorum,” dedi.
Sanık Serhat Can Eş, kendisine yöneltilen suçlamaların ve tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, CHP içinde değişim gerektiğini düşündüğü için Özgür Özel’i desteklediğini ifade etti. “Önceki duruşmada hakkımda konuşan tanıklardan biri, görevden aldıktan sonra ‘Beni satanı ben de satarım’ diyerek ifade veriyor. ‘Bizi pavyona götürdü, bin dolar verdi’ diyor. Bu yalan. HTS kayıtlarımın incelenmesini talep ediyorum. Haysiyetimizle oynanıyor. Amaçları CHP’nin değişimini engellemek. Bir insan il başkanlığını 1500 dolara satar mı?” şeklinde konuştu.
Sanıkların savunmalarının ardından tanık ifadelerine geçildi. Tanık Veysi Uyanık, 37. dönemde CHP Bitlis İl Başkanı, 38. dönemde ise kurultay delegesi olduğunu belirterek, Metin Güzelkaya’nın kendisini İstanbul’a davet ettiğini ve Özgür Karabat ile Ekrem İmamoğlu ile görüşmesini istediğini aktardı. Uyanık, toplantıda İmamoğlu’nun CHP içinde değişim gerektiğini vurguladığını ve Özgür Özel’in genel başkan olması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini söylediğini ifade etti. Uyanık, “Ankara’ya geldim ve Özel’in seçim ofisine gittim. Orada herkese para dağıtılıyordu. Meclise gittim, Karabat ile görüştüm, ‘Herkese bir şey dağıtıyorsunuz, bize ne vereceksiniz?’ dedim. Karabat, ‘100 bin verelim’ dedi. Ben de ‘100 bin ayıp değil mi?’ diye sordum. O da ‘Bir sıfırdan iyidir’ diyerek kabul ettim. Sonrasında beni gideceğim yere bıraktı,” diye ekledi.
Uyanık, arabanın bagajında gıda kartları gördüğünü ve içinden alarak arkadaşlarına dağıttığını, kartların toplam değerinin 1,5 milyon lira olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti. Uyanık, “İmamoğlu’nun cezaevinden yaptığı ‘Bana bakan Atatürk’ü görür’ açıklamasından sonra dayanamadım, savcılığa giderek bildiklerimi anlattım. Kızılay’da il başkanlarıyla otururken Veli Ağbaba’nın ‘Desteklerinizi bekliyoruz’ dediği gün, para verilmiş pek çok kişiye destek sözü veriliyordu. Bu artık devletin meselesidir. Kurucu partinin geldiği hale bak,” dedi.
Tanık Mehmet Sevigen ise görgüye dayalı bilgisi olmadığını, televizyon programlarında 38. Kurultay ile ilgili “şaibeli” ifadelerinin kullanıldığını ve CHP yönetiminin bu durumu görmezden geldiğini dile getirdi. Sevigen, “Ben de ‘çıkın cevap verin’ diye söylüyordum. Ancak CHP’den bu konuyla ilgili hiç cevap gelmedi. Gerçek CHP’liler oylarını para karşılığı değiştirmezler. Benim partide bulunduğum dönemde böyle bir şey mümkün değildir. CHP’nin adliye koridorlarına düşmesine üzülüyorum,” şeklinde konuştu.
Müşteki avukatı Onur Yusuf Üregen, tanık ifadelerine katıldığını ve şu aşamada herhangi bir talepleri olmadığını belirtti. Sanık avukatı Çağlar Çağlayan ise tanık beyanlarının cezalandırmaya esas olmadığını öne sürdü. Çağlayan, tanıkların CHP ile husumetleri nedeniyle ifade verdiklerini savunarak, “İki tanık açısından özel bir durum vardır. Yalnızca iki tanık, soruşturma aşamasında verdikleri ifadeler ile aynı beyanlarda bulunmuşlardır. Ancak onlar da bu dosyada tanık değil, sanık olarak yer alması gereken kişilerdir. Bu kişiler hakkında Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz,” dedi.
Duruşma sonunda mahkeme, sanık Özgen Nama’nın ifadesinin bir sonraki celsede alınmasına karar vererek duruşmayı 6 Mayıs’a erteledi.




