Polikistik Over Sendromu’nun Yeni Adı: PMOS

Polikistik Over Sendromu, yeni adıyla Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak anılmaya başlandı. Değişim, hastalığın kapsamını genişletiyor.

Dünyada 170 milyondan fazla kadını etkileyen Polikistik Over Sendromu (PKOS), yapılan araştırmalar sonucunda ismini değiştirerek Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak anılmaya başlandı. Bu değişikliğin arkasındaki neden, hastalığın yalnızca yumurtalıklarla sınırlı olmadığının anlaşılmasıdır.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, PMOS’un yeni tanımlaması hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Yıldız, dünya genelinde her 8 kadından birinde görülen adet düzensizliği, tüylenme, kilo kontrolü sorunları ve kısırlık gibi belirtilerin, Polikistik Over Sendromu ile ilişkili olduğunu belirterek, tıp alanında bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti.

Prof. Dr. Yıldız, Hacettepe Üniversitesi’nde 25 yılı aşkın süredir bu konu üzerine uluslararası araştırmalar yaptıklarını ve isim değişikliği önerisini ilk kez 2012 yılında ABD’de düzenlenen bir toplantıda gündeme getirdiklerini aktardı. 14 yıl süren küresel araştırmalar, binlerce hastanın izlenmesi ve 56 ulusal ve uluslararası kuruluşun katkılarıyla hazırlanan uzlaşı raporunun ardından önerilerinin resmiyet kazandığını belirtti. Yıldız, “Artık karşımızda sadece yumurtalıklara sıkışmış bir hastalık yok, PMOS var” dedi.

Prof. Dr. Yıldız, halk arasında sıkça “yumurtalıkta kistler var” şeklinde bir yanlış anlamanın bulunduğuna dikkat çekerek, eski ismin hastalığın karmaşık hormonal ve metabolik bozukluğunu yalnızca yumurtalıklardaki kistlere indirgediğini vurguladı. Aslında bu hastalıkta cerrahi müdahale gerektiren anormal yumurtalık kistlerinin bulunmadığını ifade eden Yıldız, hastalığın temelinde insülin direnci, kronik iltihaplanma, hormonal dengesizlikler ve yağ metabolizması bozukluklarının yattığını açıkladı. Yeni isim olan Poliendokrin Metabolik Over Sendromu’nun, hastalığın yalnızca üreme sistemini değil, tüm vücudu ve metabolizmayı etkileyen çok sistemli yapısını daha iyi yansıttığını söyledi.

İsim değişikliğinin kadın sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Yıldız, yıllarca sadece yumurtalıklara odaklanılması nedeniyle birçok kadına geç teşhis konulduğunu ve yanlış tedavi uygulandığını belirtti. PMOS dönemiyle birlikte kadın sağlığına daha bütüncül bir yaklaşım sergileneceğini ifade eden Yıldız, “Bu değişim sayesinde kadınlar, diyabet, karaciğer yağlanması ve kalp damar hastalıkları gibi uzun vadeli risklerden çok daha erken korunacak, her hastanın kendi metabolik şifresine uygun kişiselleştirilmiş tedaviler geliştirilecektir. Bu sadece bir isim değişikliği değil, dünyadaki milyonlarca kadına bütüncül ve kişiselleştirilmiş tedavi kapısını açan yeni bir dönüm noktasıdır. PMOS’lu kadınlar artık sorunun yalnızca yumurtalık kistleriyle sınırlı olmadığını, bunun uzun vadede yönetilebilir hormonal ve metabolik bir süreç olduğunu anlayacaklar” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu