DEİK, Avrupa Birliği’ne Tam Üyelik İçin Çağrıda Bulundu
DEİK, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin önemini vurguladı ve Avrupa’nın liderlerine açık mektupla çağrıda bulundu.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini güçlendirmek amacıyla, Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin liderlerine açık mektuplar gönderdi. DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliği ve stratejik geleceği açısından da büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
DEİK’in başlattığı kampanya, Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Polonya ve Belçika gibi ülkelerde yayımlanan mektuplarla destekleniyor. Bu mektuplarda, Türkiye’nin AB üyeliğinin stratejik önemine vurgu yapıldı. DEİK, mevcut küresel gelişmeler ışığında Türkiye ile AB arasındaki iş birliğinin sadece ekonomik değil, jeopolitik açıdan da kritik hale geldiğini belirtti.
Açık mektuplar, Almanya’da Bild, Polonya’da Rzeczpospolita ve Belçika’da De Tijd gibi önemli gazetelerde yayımlandı. Diğer Avrupa ülkelerinde de benzer yayınların yapılması planlanıyor. Bu kampanya, AB’nin en büyük ekonomileri arasında yer alan ülkeleri kapsıyor.
Nail Olpak, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin Avrupa’nın stratejik özerkliği ve küresel güvenliği açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade ederek, “Tam üyelik perspektifinin korunması, Avrupa’nın jeopolitik geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur” dedi. Olpak, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin yalnızca ticaretle sınırlı kalmaması gerektiğini, ekonomik entegrasyonun kalıcı ve güçlü bir stratejik ortaklığa dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
DEİK’in açıklamasında, güncellenmiş bir Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artıracağına dikkat çekildi. Olpak, Türkiye’nin Avrupa tedarik zincirleri, üretim altyapısı ve lojistik kapasitesiyle önemli avantajlar sunduğunu belirtti ve iki taraf arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesinin ortak çıkar olduğunu ifade etti.
DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Avrupa’nın güvenlik, teknoloji, enerji dönüşümü ve küresel rekabet alanlarında büyük zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Yalçındağ, Türkiye’nin bu süreçte Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve mevcut durgunluğun aşılması gerektiğini vurguladı. “Bekleyecek zaman kalmadı. Türkiye-AB ilişkilerini yalnızca ekonomik değil, stratejik bir ortaklık olarak görüyoruz” dedi.
Mektuplarda, Türk şirketlerinin Avrupa’nın üretim, inovasyon ve değer zincirlerinin önemli bir parçası olduğu belirtilirken, Türkiye’nin AB’nin ekonomik güvenlik ve savunma mimarisine tam entegrasyon sağlama kapasitesine sahip olduğu ifade edildi. Türk iş dünyasının daha güçlü ve rekabetçi bir Avrupa için katkı sunmaya hazır olduğu vurgulandı. Açıklamada, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde yeni bir perspektif oluşturulmasının karşılıklı güveni yeniden güçlendireceği kaydedildi.




