Almanya’daki Aşırı Sıcaklar Sağlık Hizmetlerini Tehdit Ediyor
Almanya’da aşırı sıcaklar, ulaşım ve sağlık hizmetlerini olumsuz etkileyerek ciddi sorunlara yol açtı.
Almanya, geçtiğimiz hafta sonu etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, hem ulaşım hem de sağlık hizmetlerinde önemli sorunlara yol açtı. Bazı bölgelerde sıcaklıkların 41 dereceyi aştığı gözlemlenirken, otoyollarda çatlaklar oluştu, tren ve tramvay seferlerinde aksaklıklar yaşandı. Bakımevlerindeki yaşlılar tahliye edilirken, klimasız hastanelerde tedavi gören hastalar zor anlar yaşadı.
Aşırı sıcaklar, şehirlerdeki gölgelik alanların yetersizliğini ve su ile enerji altyapısının artan soğutma ihtiyacına uygun şekilde planlanmadığını gözler önüne serdi. Örneğin, Leipzig’de eriyen derz dolguları nedeniyle tramvay seferleri durdurulurken, Essen’de sıcaklardan etkilenen rayların yenileriyle değiştirilmesi gerekti.
Yangın riski birçok eyalette en üst seviyeye ulaşırken, vatandaşlardan açık alanlarda ateş yakmamaları ve ormanlık alanlara girmemeleri istendi. Ülkedeki konutların büyük bir kısmında, okullarda, kamu binalarında, hastanelerde ve yaşlı bakım merkezlerinde klima bulunmadığı dikkat çekti. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki bir huzurevinde bir kişinin yaşamını yitirmesi üzerine inceleme başlatıldı. Ayrıca, aşırı sıcaklardan bunalan 26 kişi, serinlemek için girdikleri sularda boğuldu.
Aşırı sıcak hava dalgası, Almanya’nın iklim kaynaklı aşırı hava olaylarına karşı altyapısının yetersiz olduğu eleştirilerini yeniden gündeme getirdi. Bir Alman vatandaşı olan Angelika, son yıllarda sıcaklıkların belirgin şekilde arttığını belirterek, iklim değişikliğiyle mücadele ve aşırı sıcaklara karşı daha fazla önlem alınması gerektiğini ifade etti. İklim değişikliğini hala reddedenlerin bulunduğuna dikkat çeken Angelika, “Bunun ne kadar yıkıcı sonuçları olduğunu görüyoruz. Raylar sıcağa dayanamadığı için tren istasyonları kapatılıyor. Otobüsler duruyor. Hastanelerde ise tam bir felaket yaşanıyor.” dedi.
Antonia isimli bir başka vatandaş, iklim değişikliğiyle mücadelede daha kararlı adımlar atılması gerektiğini vurgularken, bu süreçte vatandaşların da sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Aşırı sıcakların altyapıda yarattığı sorunlara dikkat çeken Antonia, özellikle hastanelerde klima eksikliği ve demir yollarındaki aksaklıkların daha fazla yatırım gerektirdiğini ifade etti. Freund soyadlı bir Alman da aşırı sıcakların altyapıyı olumsuz etkilediğini, özellikle hastaneler, huzurevleri ve şehirlerin bu koşullara göre planlanmadığını belirtti.
Berlin’de yaşayan Senegalli Mustafa, aşırı sıcaklar nedeniyle hafta sonunu evde geçirdiğini belirterek, Almanya’nın bu tür hava koşullarına yeterince hazırlıklı olmadığını ifade etti. Şehirlerde daha fazla ağaç dikilmesi, betonlaşmanın azaltılması ve yeni yerleşim alanlarının kent merkezlerinin dışında planlanması gerektiğini savunan Mustafa, özellikle eski demir yolu altyapısının yenilenmesi için daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.
Berlin yakınlarında yaşayan Marina Herz, Almanya’nın aşırı sıcaklara ve genel olarak krizlere hazırlıklı olmadığını belirterek, toplu taşımada yaşanan aksaklıklar ile klima eksikliğinin önemli sorunlar arasında yer aldığını söyledi. Herz, “Her sıcak ya da soğuk hava dalgasında ülke adeta durma noktasına geliyor. Daha iyi planlama yapılmalı.” dedi. Frankfurt’tan Berlin’e gelen Melanie, toplu taşıma araçlarında klima bulunmamasını eleştirerek, “Almanya gelecekte bu tür sıcaklık dalgalarına ve sıcaklıklara daha fazla hazırlıklı olmalı.” şeklinde konuştu.
Letizia isimli bir vatandaş, aşırı sıcak nedeniyle konser alanında çok sayıda kişinin fenalaştığını belirterek, “Her yer sıcaktan kavruluyordu. Su sebillerinin önünde uzun kuyruklar oluştu ve insanların serinleyebileceği çok az alan vardı.” dedi. Hinte adlı bir diğer vatandaş ise sıcakların en çok yaşlılar ve evcil hayvanları etkilediğini belirterek, “Köpekler bile yürümek istemedi. Serinlemek için sürekli su aradı.” ifadelerini kullandı.
Merlin isimli bir vatandaş, Almanya’nın sıcak hava dalgalarına hazırlıklı olmadığını ifade ederek, özellikle yaşlı bakım merkezlerinde alınan önlemlerin yetersiz kaldığını savundu. Aşırı sıcakta metroda uzun süre beklemek zorunda kaldığını anlatan Merlin, “38 derecede metroda adeta mahsur kaldım. Kısa sürmesi gereken duraklamalar dakikalarca sürdü. Böyle bir havada toplu taşıma bu şekilde işlememeli.” dedi. Tom Arscher ise soğutma sistemlerinin öncelikle hastaneler, huzurevleri ve acil barınma merkezlerinde yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Aile Hekimleri Birliği, hükümeti sıcak hava dalgalarına karşı yeterli önlem almamakla eleştirirken, Birlik Başkanı Nicola Buhlinger-Göpfarth, “Hükümet, sıcakla mücadele konusunda muayenehaneleri yüzüstü bırakıyor.” dedi. Almanya Çevre Bakanı Carsten Schneider ise eyaletler ve belediyelerin sıcak hava önlemleri için ayrılan 100 milyar avroluk yatırım kaynağını kullanabileceklerini ifade etti. Ancak eyaletler ve belediyeler, mevcut kaynakların tek başına yeterli olmadığını savunuyor. Çevre uzmanı Winnie Heescher, ülkenin değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilmesi için bugünden karar alınması gerektiğini, bu adımların sonuçlarının ise ancak 10 ila 20 yıl içinde görülebileceğini belirtti.




