CHP’de Yolsuzluk İddiaları ve Küfürlü Tartışmalar Gündemde
CHP’de yolsuzluk iddiaları ve iç tartışmalar, partinin geleceğini tehdit eden küfürlü mesajlarla gündeme geldi.
2023 seçimleri öncesinde, kaybetmesi durumunda siyaseti bırakacağını ifade eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim sonrası yaptığı açıklamada, partide istifa isteyenlerin olmadığını belirtmişti. Ancak, bu süreçte Ekrem İmamoğlu’nun sırtına saplanan hançer olarak tanımlanan Özgür Özel’in, İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı yapmak için yola çıktığı, sonrasında ise yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili savunma yapmaya yöneldiği ortaya çıktı. Özel, İmamoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na karşı kullandığı bir araç haline gelmişti.
Özgür Özel, yalnızca kendi çıkarları için değil, CHP’nin 103 yıllık geçmişini, milletvekillerini ve parti üyelerini de aynı yolda yönlendirdi. Birlikte, İmamoğlu ve çevresindeki suç yapılanmasının rüşvet ve yolsuzluklarını savunmaya çalıştılar. Yurt dışına kaçırılan yüz milyonlarca doları aklamaya çalışırken, aynı isimlerin uyuşturucu ve seks partilerine karıştığını göz ardı ettiler. Bu durum, CHP’nin yönetiminde ve teşkilatında bir çürüme sürecinin yaşandığını gösteriyor.
Ancak, CHP Genel Başkanı olarak birinin, partiye mensup bir belediye başkanına sokakta duyulmayacak hakaretlerde bulunması ve bu hakaretlerin genel başkan yardımcıları, yöneticiler ve yandaş medya tarafından savunulması beklenmiyordu. Türkiye genelinde bilinen bu mesele, siyasi tarihte yerini aldı.
CHP Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki söylentilerin ardından, 6 Şubat’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüşmesinin ardından Özarslan, WhatsApp üzerinden şu mesajları gönderdi: “Öyle bir yanlışın içindesin ki, dün hırsız dediklerinin, alçak dediklerin ve sana hırsız diyenlerin koynuna girmeye kalkıyorsun. Onlar seni aldatıyor.” Özarslan, kendisini hırsızlıkla suçlayanlara karşı bir tavır sergiledi ve Kılıçdaroğlu’na olan güvenini sorguladı.
Özgür Özel’in, Kemal Kılıçdaroğlu’na ihanet etmesi ve belediye başkanına hakaret etmesi, karakterinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mevlânâ’nın sözünde olduğu gibi, bir kişinin içindeki gerçek, dışarı sızar. Özel, daha önceki söylemleri nedeniyle mahkûmiyet cezası almıştı. Kendisi, sokakta söylenmesi durumunda kavga çıkartacak kelimeleri, “Siyasette öfkenin de hakaretin de yeri vardır.” diyerek savundu. Bu durum, partideki çürümenin kokuşmaya dönüştüğünün bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Özgür Özel’e en yakın isimler olan Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır ve Milletvekili Veli Ağbaba, Özel’in hakaretlerini savunarak, bu tutumun doğru olduğunu ifade ettiler. Başarır, Özel’in halkın hislerine tercüman olduğunu belirtirken, Ağbaba, genel başkanın karakter analizi yaptığını savundu. Ancak bu tür bir yaklaşım, partideki çürüme ve kokuşma algısını daha da derinleştiriyor.




