Çocukların Endişe Verici Gibi Görünen 5 Davranışı
Çocukların endişe verici gibi görünen davranışları aslında doğal gelişim süreçlerinin bir parçasıdır. İşte bu davranışların beş örneği.
Ebeveynlik sürecinde, çocukların bazı davranışları sıklıkla kaygı yaratabilir. Özellikle çocukların aniden öfkelenmesi veya ağlama krizine girmesi, ebeveynleri derin bir gözlem sürecine yönlendirebilir. Ancak, çocukların sergilediği bazı tuhaf davranışlar, aslında gelişimin doğal bir parçasıdır. Toplumsal normlar ve sosyal kurallar, çocuklar için henüz tam olarak anlaşılır değildir. Bu nedenle, kendini ifade etme becerileri tam gelişmemiş olan çocukların zaman zaman garip görünen davranışlar göstermesi oldukça doğaldır.
Bu yazıda, ebeveynleri kaygılandıran ancak gelişimin doğal bir parçası olan bazı çocuk davranışlarını ele alacağız.
Kötü Sözler Söylemek
Çocukların ebeveynlerine hakaret etmesi veya kırıcı sözler sarf etmesi genellikle üzücü bir durum olarak algılanır. Ancak, bu tür davranışların özellikle 7 yaşından küçük çocuklarda sıkça görüldüğü unutulmamalıdır. Çünkü bu yaş grubundaki çocuklar, sinir sistemlerinin tam gelişmemiş olması nedeniyle söyledikleri sözlerin anlamını kavrayamayabilirler. Kendilerini ifade etme konusunda yeterli kelime dağarcığına sahip olmayan çocuklar, anlık öfke ile bağırma veya sert sözler sarf etme yoluna gidebilirler.
Yaşıtlarına Sert Davranmak
Bazı çocuklar, yaşıtlarına karşı sert davranışlar sergileyebilir. Arkadaşına vurmak veya oyuncaklarını zorla almak, ebeveynler için kaygı verici durumlar arasında yer alır. Ancak, özellikle 3-4 yaş aralığındaki çocuklar, henüz kendilerini kontrol etme veya isteklerini ifade etme yeteneğine sahip değildir. Örneğin, parkta sıra beklerken sıkıldıklarında veya başka bir çocuğun elindeki bir nesneye ilgi duyduklarında, bunu kibarca istemek yerine içgüdüsel olarak vurma veya itme gibi tepkiler verebilirler. Bu tür davranışlar, zamanla sosyalleşme ile öğrenilir ve kişisel sınırların anlaşılmasıyla azalır.
Kendi Başına Vurmak
Çocukların istedikleri bir şey olmadığında başlarını bir yerlere vurarak ağlaması, ebeveynler için kaygı verici bir durum olabilir. Ancak bu davranış, çocuğun kendine zarar vermek istediğini veya saldırgan bir kişiliğe sahip olduğunu göstermez. Genellikle anlık öfke patlaması sonucu gerçekleşen bu davranış, küçük çocukların duygularını düzenleme konusunda yetersiz kalmasından kaynaklanır. Kendilerini hayal kırıklığına uğramış, suçlu veya utanç içinde hissettiklerinde, bu duygularını dışa vurma şekilleri çoğunlukla fiziksel olur. Dolayısıyla, bu tür davranışlar aşırıya kaçmadığı sürece genellikle endişe verici değildir.
Isırmak
Isırma davranışı, özellikle yeni yürümeye başlayan çocuklarda sıkça gözlemlenen bir davranıştır. Bu yaş grubundaki çocuklar, bedenlerinin sınırlarını test ederken iletişim becerileri hala sınırlıdır. Isırma, genellikle heyecan, mutluluk veya kızgınlık gibi duygusal tepkileri ifade etmenin bir yolu olarak ortaya çıkar. Dil ve motor becerilerinin gelişmesiyle birlikte, ısırma gibi fiziksel davranışların zamanla azalması beklenir.
Yemek Konusunda Seçici Davranmak
Ebeveynlerin en çok endişe duyduğu konulardan biri, çocukların yemek konusunda seçici davranmasıdır. Emzirme döneminin ardından yeni tatlar keşfeden çocuklar, çevrelerindeki her şeye merak duyarlar. Ancak bu süreçte bazı besinlere karşı olumsuz tepkiler geliştirebilirler. Örneğin, bir gün sevdiği bir yemeği ertesi gün yemek istemeyebilirler. Bu durum, evrimsel bir korunma içgüdüsü olan “neofobi” olarak adlandırılır. Yemek masasında tüm kontrol ebeveyne ait olduğunda, çocuk yeni şeylerden korkma eğilimi gösterebilir. Bu davranış, genellikle bir özerklik çabasıdır ve kendi başına yemek yeme becerileri geliştikçe zamanla azalır.
Bir Davranışın Normal Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?
Ebeveynlikte, bir davranışın normal mi yoksa sorunlu mu olduğunu anlamak zor olabilir. Çocuğunuzun davranışlarının doğal gelişimin bir parçası mı yoksa uzman desteği gerektiren bir durum mu olduğunu belirlemek için üç kritere dikkat edebilirsiniz:
- Sıklık: Davranış ne sıklıkla tekrarlanıyor? Haftada bir yaşanan öfke nöbetleri normal kabul edilirken, her gün ve uzun süre devam eden nöbetler uzman desteği gerektirebilir.
- Günlük Yaşama Etki: Çocuğun davranışı günlük yaşamını ne kadar etkiliyor? Eğer çocuk, bu davranış nedeniyle günlük rutinlerini aksatıyorsa, örneğin yemek yiyemiyor veya okula gidemiyorsa, daha dikkatli izlenmesi gerekebilir.
- Gelişimsel Gerileme: Çocuk, öğrendiği becerileri kaybediyor mu? Tuvalet eğitimi veya konuşma gibi becerilerde gerileme yaşanıyorsa, uzman görüşü almak faydalı olabilir.
Kaynak: parents, verywellfamily




