Eğitim Sendikaları Arasındaki Tartışmalar Derinleşiyor

Eğitim sendikaları arasındaki gerilim artarken, tartışmaların merkezinde sendika yöneticilerinin geçmişteki uygulamaları var.

Son günlerde eğitim sendikaları arasında yaşanan tartışmalar, özellikle Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri’nin Türk Eğitim-Sen’e yönelik eleştirileriyle yeniden alevlendi. Bu durum, sadece Eğitim Bir-Sen ile sınırlı kalmayıp, diğer birçok sendika yöneticisinin de benzer söylemlerle gündeme gelmesine yol açtı.

Ramazan ayının manevi atmosferinde, Kadir gecesinde yazmaktan kaçınmak istesem de, bu konunun önemine kayıtsız kalamadım. Yetkili olduğunuz dönemde ne yaptınız sorusuna yanıt vermek istiyorum. Biz, çalışma barışını sağladığımız bir dönemde, işyerlerinde huzuru tesis ettik. Hiç kimse sendika üyeliğinden dolayı baskı altında kalmadı ve herkes işini yapma özgürlüğüne sahipti.

O dönemde liyakat sahibi yöneticiler, adaletli bir yönetim anlayışı sergileyerek, eğitim camiasında olumlu bir atmosfer oluşturmuştu. Okul müdürlerimden biri, Eğitim-İş üyesiyken, diğeri Eğitim-Bir-Sen üyesiydi; ancak bu sendikal kimlikleri nedeniyle hiçbir baskı görmediler. 2014-2018 yılları arasında yaşananları unutmadık. O dönemde, binlerce okul yöneticisi bir gecede görevden alındı ve yerlerine, daha önce idarecilik yapmamış kişiler atandı. Okul müdürlerine, belirli sayıda sendika üyesi getirmeleri şartıyla görevlerini sürdürebilecekleri söyleniyordu. Bu tür uygulamalar, eğitim camiasında ciddi bir rahatsızlık yaratmıştı.

Türk Eğitim-Sen, bu tür baskılara karşı duruşunu her zaman korumuştur. Yetkili olduğunuz dönemlerde ne yaptığınıza dair birkaç madde sıralamak gerekirse, 2005 yılında toplu sözleşme ikramiyesi 5 lira ile başlamışken, bugün 970 lira seviyesine gelmiştir. Bu süreçte, banka promosyonları da çalışanlara verilmiştir. Ayrıca, 40+40 denge tazminatı gibi kazanımlar da yine Türk Eğitim-Sen’in mücadelesi sayesinde elde edilmiştir.

Biz, Türk Milliyetçisi ve Atatürkçü bir sendika olarak, milli ve manevi değerlerimize bağlı, vatansever eğitimcileriz. Önceliğimiz her zaman Türkiye ve eğitim çalışanlarımız olmuştur. Adalet ve hak mücadelesi vermek, güçlü bir Türkiye idealine ulaşmak için siyaset yapıyorsak, evet, siyaset yapıyoruz. Bizim üyelerimiz, cesur yürekli eğitim çalışanlarıdır. Talat Bey ve diğer sendika yöneticilerine sesleniyorum; merak ettiğiniz her şeyi sormaktan çekinmeyin. Biz, 1992-2026 kuruluş felsefemize uygun olarak, ilk günkü heyecanımızla sendikal mücadelemize devam ediyoruz.

Sağlıklı kalın.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu