PIKTES Öğretmenleri İçin Kadro Talebi ve Çözüm Önerileri
Eğitim-Bir-Sen, PIKTES öğretmenlerinin kadroya alınması için çözüm önerilerini kamuoyuna sundu.
Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi, PIKTES projesinin öğretmen boyutuna dair önemli bir politika notunu kamuoyuna sundu. “PIKTES Projesinin Öğretmen Boyutu: İstihdam, Özlük Hakları ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar” başlıklı bu not, yıllardır görev yapan öğretmenlerin istihdam ve özlük haklarıyla ilgili karşılaştıkları sorunları yeniden gündeme taşıyor. Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan PIKTES öğretmenlerinin kadroya geçirilmesi ve proje süresince edinilen hakların korunması gerektiğini savunuyor.
PIKTES projesi, 2011 sonrası Türkiye’nin karşılaştığı kitlesel göçün eğitim alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirilmişti. Proje, yabancı uyruklu çocukların eğitime erişimi ve sosyal uyum süreçlerinde önemli bir rol oynamış, Türkçe öğretimi, rehberlik ve psikososyal destek gibi alanlarda çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. PIKTES kapsamında görev yapan öğretmenler, sadece ders vermekle kalmayıp, farklı kültür ve dil geçmişine sahip öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonunda da önemli görevler üstlenmiştir.
Politika notunda, PIKTES öğretmenlerinin uzun yıllar boyunca belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştığına dikkat çekilmektedir. Bu durum, öğretmenlerin iş güvencesi ve geleceğe dair kaygılarını artırmakta, özlük haklarında da sorunlara yol açmaktadır. Eğitim-Bir-Sen, bu öğretmenlerin kadrolu statüye geçirilmesi gerektiğini vurgularken, MEB’in 2024 yılı Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Kılavuzu’nda PIKTES kapsamındaki sürelerin hizmet süresine dahil edilmesinin önemli bir adım olduğunu belirtmektedir.
PIKTES projesinin ilk dönemlerinde 6 bin olan öğretici sayısı, zamanla azalmış ve şu anda 3 bin 80 eğitim çalışanı olarak kalmıştır. Bu durum, yalnızca bir projenin personel politikası olmaktan öte, yıllardır eğitim sistemine katkı sağlayan binlerce öğretmenin mesleki geleceği için kalıcı bir çözüm gerektirmektedir. Aynı okulda benzer görevlerde bulunan öğretmenler arasında farklı statülerin sürmesi, çalışma barışını da tehdit eden bir sorun olarak öne çıkmaktadır.
Resmi verilere göre, 2024 yılında PIKTES öğretmenleri, 225 bin 346 yabancı öğrenciye Türkçe eğitimi vermiş, 202 bin 150 öğrenciye psikolojik danışmanlık hizmeti sunmuş ve sosyal uyum etkinlikleriyle 70 bin 619 öğrenci ve veliye ulaşmıştır. Bu veriler, PIKTES öğretmenlerinin geçici bir ihtiyaçtan öte, Türkiye’nin kapsayıcı eğitim politikalarında uzmanlaşmış bir kaynak haline geldiğini göstermektedir.
Eğitim-Bir-Sen, PIKTES öğretmenlerinin kadroya geçirilmesi ve proje süresince edinilen haklarının korunması gerektiğini savunmaktadır. Ayrıca, kalıcı ve sürdürülebilir bir istihdam modeli oluşturulması, öğretmenlerin deneyimlerinin dikkate alınarak kadro düzenlemesi yapılması ve Türkçe öğretiminde uygun materyallerin artırılması gibi önerilerde bulunmaktadır. Eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu görevleri yerine getiren PIKTES öğretmenlerinin mesleki geleceğinin proje sürelerine bağlı kalmaması gerektiği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak, yıllardır Türk eğitim sisteminin önemli bir parçası olan PIKTES öğretmenlerinin kadro talebi, sadece bir istihdam talebi olarak değil, eğitim sisteminin sürdürülebilirliği ve kamu yararı açısından da ele alınmalıdır.




