Batı Şeria’da İsrail’in Kanlı İşgali ve Filistinlilerin Durumu
İsrail’in Batı Şeria’daki işgali, Filistinlilerin yaşamlarını tehdit ediyor. Çocukların öldüğü, köylerin kuşatıldığı bu süreçte 3200’den fazla kişi yerinden edildi.
İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artıran yasal ve idari adımlar, işgal ordusu ile silahlı yerleşimcilerin Filistin köylerine yönelik saldırılarını hızlandırdı. Çocukların sokaklarda vurulduğu, çiftçilerin arazilerinde katledildiği ve ailelerin evlerini yıkmaya zorlandığı bu süreçte, 2026’nın başından itibaren 3 bin 200’den fazla Filistinli yerinden edildi.
Gazze’deki yıkım savaşı devam ederken, işgalin ikinci büyük cephesi Batı Şeria’da genişliyor. Temmuz ayının son haftasında, silahlı yerleşimcilerin Nablus yakınlarındaki Tal köyüne girmesi sonucu dört Filistinli ve iki İsrailli asker hayatını kaybetti. İsrail hükümeti, saldırının ardından köyü kuşatarak birçok kişiyi gözaltına aldı ve yerel halkı evlerini ve tarlalarını yok etmekle tehdit etti. Aynı dönemde, İsrail Parlamentosu’nda Batı Şeria’nın yasa dışı Musevi yerleşimcilerin iskanına açılması yönünde bir karar alındı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2026’nın ilk yarısında yerleşimci saldırıları ve ev yıkımları nedeniyle 3 bin 200’den fazla Filistinli yerinden edildi.
İsrail’in Batı Şeria üzerindeki işgali, özellikle masum çocukları hedef alıyor. Haziran ayında yedi aylık Filistinli Sam Fahd Abu Haikal, ailesinin aracına açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Temmuz başında ise dört aylık bir bebek, Ramallah yakınındaki kontrol noktasında acil sağlık hizmetine ulaşamadığı için hayatını kaybetti. Aynı günlerde 16 yaşındaki bir Filistinli de İsrail askerleri tarafından vurularak öldürüldü. İsrail askerleri tarafından güpegündüz sokaklardan kaçırılan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan Filistinli çocuklar için dünya genelinden tepkiler yükseliyor.
Silahlı yerleşimciler, Batı Şeria’daki Filistinlilerin tarlalarını yakmakta, zeytin ağaçlarını kesmekte ve çiftçileri kendi arazilerinden uzaklaştırmaktadır. Beyt Furik, Tal ve çevre köylerde tarım alanları ateşe verilirken, bu saldırıların çoğunda yerleşimcilerin ordunun gözetiminde hareket ettiği görüntüler kaydedilmektedir. Yasa dışı yerleşimci şiddetine ilişkin vakaların çok azı yargıya taşınırken, bu durum kontrolsüz şiddet ve cezasızlığı artırmaktadır.
İsrail’in yerinden etme politikası, Filistinlileri kendi evlerini yıkmaya zorlamak şeklinde de kendini göstermektedir. Doğu Kudüs’ün El Bustan mahallesinde aileler, İsrailli yetkililerin yüksek yıkım masraflarını kendilerinden tahsil etmesini önlemek için, kuşaklar boyunca yaşadıkları evleri kendi elleriyle yıkmaya mecbur kalıyor. Bölgede 57’den fazla ev yıkılırken, alanın turistik bir projeye dönüştürülmesi planlanıyor. Uluslararası Af Örgütü’ne göre, Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasında Batı Şeria’da 3 bin 407 Filistin yapısı yıkıldı. Filistinlilerin yapı izinleri reddedilirken, aynı bölgelerde yasa dışı yerleşimciler için hazırlanan imar projeleri hızla onaylanıyor. Sözde “izinsiz yapı” gerekçesi, Filistin halkını topraklarından çıkaran bir idari araca dönüşmüş durumda.
Birçok uluslararası rapora göre, İsrail hükümetinin stratejisi, yeni yasa dışı yerleşimler, yeni yollar ve geniş askeri bölgelerle Filistin topraklarının bütünlüğünü ortadan kaldırmaya dayanıyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaklaşık 700 bin İsrailli yerleşimci yaşamaktadır. Netanyahu hükümeti döneminde ise 100’ü aşkın yeni yerleşim birimi ve askeri karakol inşasına yönelik kararlar ya meclisten geçti ya da yapımına başlandı.




