Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası Dördüncü Günde Devam Ediyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası dördüncü gününde, sanıkların savunmaları dinleniyor. Duruşmada dikkat çeken ifadeler öne çıktı.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda gerçekleştirilen duruşmada, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar gibi tutuklu sanıkların yanı sıra, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş da tutuksuz sanık olarak yer aldı. Duruşmaya, CHP’li bazı başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri ve sanık yakınları da katıldı. Duruşma salonu ve çevresinde jandarma tarafından sıkı güvenlik önlemleri alındı.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam etti. Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık İbrahim Halil Çalış, savunmasında, “Niyet okuma hukukta var mıdır bilmiyorum. Savcılık niyet okumaya çalışmış. Bir insanın niyetini okumak için onu tanımanız lazım. Bu niyet okumalar yüzünden 13 aydır tutukluyum.” dedi. Çalış, belediye başkan yardımcılığı görevine geldiğinde birçok müteahhitin kendisini arayarak “hayırlı olsun” dediğini belirtti. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş ile arasında yalnızca 35 saniyelik bir telefon görüşmesi olduğu ifade edildiğini hatırlatarak, “Aktaş, belediyeyle çalışan bir müteahhit. O dönem beni arayarak ‘hayırlı olsun’ dedi.” şeklinde konuştu.
Özel belgede sahtecilik suçlamasıyla ilgili de görüşlerini paylaşan Çalış, “Hayatım boyunca onurumla yaşadım. Benim imzaladığım bir belge yok. Elektronik olarak geldi, imzaladım ve gönderdim. Resmi bir belgeyi dahi görmedim. Bu sahtekarlıkla suçlanmak bu kadar kolay olmamalı. İmzam alınsın, laboratuvara gönderilsin. Eğer o imza bana aitse, ailemin yüzüne bakamam. Ama o imza benim değil.” ifadelerini kullandı.
Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü tutuklu sanık Mehmet Şimşek ise, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı ihalelerde herhangi bir suç işlemediğini savundu. Şimşek, “İhalede imzası bulunanların bir kısmı cezaevindeyken, bir kısmı görevde.” diyerek duruma tepki gösterdi. Oğlunun okulda babasının tutukluluğunu çektiğini belirten Şimşek, “Ben bir suç işlemedim, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım.” dedi.
Esenyurt Belediyesi İhale Komisyonunda mali üye olarak görev yapan tutuklu sanık Mert Çelik, kendisine yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu ifade etti. Çelik, “Belediyenin yaptığı ihaleler hakkında bilgim yok. Soruşturma aşamasında bana Ahmet Özer ile ilgili bir soru sorulmuştu. ‘Ahmet Özer Kürt olduğu için ihaleleri Kürtlere mi veriyor?’ diye soruldu. Bu doğru değil, ihaleler herkese açıktır.” dedi. Çelik, ifadesinin iddianamede değiştirildiğini belirterek, bu durumun düzeltilmesini talep etti.
Savunmaların ardından Ahmet Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz, Çelik’e yönlendirme veya telkin ile karşılaşıp karşılaşmadığını sordu. Çelik, “Yönlendirici olarak bir tek o soru geldi. Böyle bir ifade vermemiştim.” diyerek yanıtladı.




