AB, Türkiye’nin Kamu İhalelerinde Yerli Malı Desteğini İstiyor

AB, Türkiye’nin kamu ihalelerinde yerli malı desteğini kaldırmasını şart koştu. İhalelerde rekabetin artırılması hedefleniyor.

LEVENT AKBAY

Avrupa Birliği, Türkiye’nin kamu ihalelerinde yerli malı desteğini kaldırmasını şart koşarak, yıllık yaklaşık 75 milyar dolarlık bir pazar payı talep etti. Türkiye’nin kamu alımları pazarının yalnızca 30 milyar dolarlık kısmının rekabete açık olduğunu belirten AB, bu nedenle kamu sektörünün mal ve hizmet alımlarının ayrımcılık yapılmaksızın ve eşit muamele temelinde AB şirketlerine açık ve şeffaf olması gerektiğini vurguladı.

Made in Europe programı çerçevesinde Türkiye’nin, yerli malına sağladığı başta yüzde 15’lik fiyat avantajı olmak üzere tüm avantajları kaldırması ve ‘yerli malı’ tercihine yol açan ayrımcı uygulamaları durdurması gerekecek. Ayrıca, AB, yerli malı kullanımını teşvik eden Orta Vadeli Program ve Beş Yıllık Kalkınma Planı’ndan da rahatsızlık duyduğunu ifade ederek, kamu ihalelerinde ‘pazarlık’ yönteminin de sona erdirilmesini talep ediyor.

AB’nin kamu ihalelerinde kaldırılmasını istediği uygulamalar arasında, savunma sanayinin teknoloji transferi ve yerlilik artışında kullandığı ofset uygulamaları da yer alıyor. Kamu alımlarında uygulanan fiyat primlerinin kaldırılması ve bunların yerine inovasyonu teşvik eden önlemlerin getirilmesi de AB’nin talepleri arasında. Made in Europe konusunun çözümüne ilişkin görüşmelerde taraflar arasında zımni bir uzlaşma sağlandığı ve bu konunun ilerleyen süreçte masaya yatırılacağı belirtiliyor. AB Komisyonu tarafından hazırlanan Sanayi Hızlandırıcı Yasası taslağının, Avrupa Parlamentosu ve AB Bakanlar Konseyi tarafından ele alınması bekleniyor.

Ancak Türkiye’nin yerli malı desteğine ilişkin mevzuat, birden fazla yasada yer alan kapsamlı bir düzenleme olduğundan, bu teşviklerin kaldırılması kolay olmayacak. AB, kamu alımlarına ilişkin yasal çerçevenin Avrupa standartlarıyla uyumlu olmadığını belirtiyor. Bu nedenle, özellikle muafiyetler, imtiyazlar ve kamu-özel sektör ortaklıkları alanlarında AB müktesebatıyla uyum sağlanması için kamu ihale mevzuatında reform içeren yasal değişiklikler yapılması gerektiği ifade ediliyor. Dolayısıyla sorun, yalnızca yerli malı teşvikleri ile sınırlı kalmayıp, kamu ihale sisteminin tamamının değiştirilmesini gerektiriyor.

AB’nin rahatsız olduğu ve değişiklik istediği konular arasında, kamu alımlarına ilişkin yasal çerçevenin AB müktesebatıyla yeterince uyumlu olmaması, yerli fiyat avantajı ve ofset uygulamaları gibi ayrımcı uygulamaların varlığı, kamu-özel sektör ortaklıkları yoluyla gerçekleştirilen büyük altyapı projelerinin sık sık kamu alımları kurallarından muaf tutulması ve kamu kurumlarının belirli mal ve hizmetleri Devlet Malzeme Ofisinden alma zorunluluğu gibi mevzuatın genişletilmesi yer alıyor.

2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin kamu alımları piyasası değer bakımından büyümesine rağmen, GSYH içindeki payı 2022’de yüzde 4,8’den 2023’te yüzde 6,1’e çıkmasına rağmen 2024’te yüzde 5,6’ya gerilemesi bekleniyor. Kamu İhale Kurumu, Ağustos 2025’ten itibaren Elektronik Kamu Alımları Platformu’nun (EKAP) kapsamını genişleterek, ihalelerin, doğrudan tedariklerin ve ilgili sözleşmelerin elektronik ortamda yürütülmesini sağlayacak.

2024’te, ihalelerin değer olarak yüzde 31,2’si, sayı olarak ise yüzde 43,8’i pazarlık usulü ile gerçekleştirildi. Belli istekliler arasındaki ihale usulleri ve doğrudan ihaleler gibi sınırlı rekabetin olduğu ihaleler hariç tutulduğunda, kamu alımları piyasasının değer olarak yalnızca yüzde 39,7’si adil rekabete açık. Ayrıca, uluslararası ihalelerde yerli fiyat avantajı uygulaması, değer olarak yüzde 54,4’e, sayı olarak yüzde 41,6’ya yükseldi.

AB, kamu alımları ile ilgili şikâyetlerin etkili bir şekilde incelenmesi için mevcut sistemin daha bağımsız hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kamu İhale Kanunu, şikâyetlerin ele alınması için kurumsal bir çerçeve oluşturmasına rağmen, sistemin AB Şikâyetlerin İncelenmesi Direktifleri ile daha fazla uyumlu hale getirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, atanma politikalarının gözden geçirilmesi ve bağımsız bir Kamu Alımları İnceleme Kurulu oluşturulması öncelikli konular arasında yer alıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu