Akrep Zehri, Laboratuvarlarda Hayat Kurtaran Seruma Dönüşüyor
Türkiye’de akrep zehri, biyolojik üretim süreciyle hayat kurtaran bir seruma dönüşüyor. Yılda 10 bin doz panzehir üretiliyor.
Türkiye’de akrep sokmalarına bağlı zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan panzehir, biyolojik üretim sürecinin ardından hayat kurtaran bir seruma dönüşüyor. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’ne bağlı Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları ve Biyolojik Ürünler Dairesi Başkanlığı, yılda yaklaşık 10 bin doz antivenom üretmektedir.
Laboratuvarın sorumlu Veteriner Hekimi Mehmet Ali Kanat, panzehir üretiminde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden temin edilen akreplerin kullanıldığını belirtti. Akreplerin laboratuvara getirildikten sonra kontrollü koşullarda bakıldığını ifade eden Kanat, “Antivenomu, akreplerden belirli aralıklarla zehir sağımı yaparak elde ediyoruz” dedi.
Kanat, doğrudan elde edilen zehrin üretimde kullanılmadığını, çünkü akrep zehrinin içinde farklı doku kalıntıları bulunduğunu ve bunların ayrıştırılması gerektiğini açıkladı. Aksi takdirde zehrin kısa sürede bozulabileceğini vurgulayan Kanat, bu nedenle uzun ve titiz bir saflaştırma sürecinden geçtiklerini aktardı.
Saflaştırılan zehrin protein ve enzim analizleriyle kalite kontrol testlerinden geçirildiğini belirten Kanat, “Panzehir üretiminde kullandığımız 10 atımız var. Bu atlara düşük dozlarda enjeksiyonlar yapıyoruz. Enjeksiyonlardan sonra atların kanındaki panzehir miktarını belirli aralıklarla ölçüyoruz” diye konuştu.
Atların bağışıklık sisteminin oluşturduğu antikor seviyesinin düzenli olarak takip edildiğini ifade eden Kanat, yeterli düzeye ulaşıldığında atlardan plazma alındığını ve bu plazmanın tamamen saflaştırıldığını belirtti. Son üründe yalnızca akrep zehrine karşı etkili antikorların kaldığını ve tüm kontrollerin ardından sağlık müdürlüklerine dağıtıldığını söyledi. Türkiye’nin her yerinde bol miktarda akrep panzehri bulunduğunu ve vakaların tedavisinde kullanıldığını vurguladı.
Türkiye’de üretilen panzehrin özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki akrep türlerine karşı etkili olduğunu belirten Kanat, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan ‘androctonus crassicauda’ adlı akrep türünün zehrinin zengin bir protein yapısına sahip olduğunu ifade etti. Bu nedenle üretilen panzehirin, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki birçok akrep sokma vakalarının tedavisinde kullanılabileceği avantajını taşıdığını açıkladı.
Yaz döneminde özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Adana çevresinde akrep sokması vakalarının arttığını kaydeden Kanat, kırsal alanlarda çadırda veya damda uyuyanların daha fazla risk altında olduğunu belirtti. Panzehrin etkili olduğunu ve tüm merkezlerde bulunduğu için şu ana kadar herhangi bir ölüm vakasının yaşanmadığını ifade etti. Son yıllarda ciddi bir ölüm vakası görülmediğini de sözlerine ekledi.
Bir yıllık bir emek sonunda yalnızca bir antivenomun üretilebildiğini belirten Kanat, Türkiye’nin akrep panzehri ihtiyacının yılda 10 bin doz olduğunu ve bunu rahatlıkla üretebildiklerini söyledi. Gerekli durumlarda üretim kapasitelerinin artırılabileceğini de vurguladı.
Kanat, akrep sokmalarına karşı uyarılarda bulunarak, özellikle yaz döneminde dışarıda yatanlar ve kırsalda çadırda kalanların kıyafetlerine ve ayakkabılarına dikkat etmeleri gerektiğini belirtti. Kıyafet içindeki akreplerin sokma vakalarının daha şiddetli olabileceğini, bu nedenle vatandaşların dikkatli olmalarını önerdi.




