ABD’li Senatör Lindsey Graham’ın Ani Ölümü Şok Etkisi Yarattı

ABD’li Senatör Lindsey Graham, ani bir hastalık sonucu hayatını kaybetti. Graham’ın ölümü, uluslararası siyasette büyük yankı uyandırdı.

ABD’de beklenmedik bir gelişme yaşandı. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın ofisinden yapılan açıklamada, 71 yaşındaki siyasetçinin ani bir hastalık sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.

Açıklamada, “11 Temmuz Cumartesi akşamı, Senatör Lindsey Graham kısa ve ani bir hastalık nedeniyle vefat etti. Ailesi, bu zor süreçte dualarınız için minnettar olduklarını ve mahremiyetlerine saygı gösterilmesini rica ettiklerini belirtti.” ifadelerine yer verildi.

Graham, son dönemlerde sık sık Ukrayna’yı ziyaret ediyordu. Ölümünden bir gün önce, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelensky ile bir görüşme gerçekleştirmişti.

Uzun yıllar Kongre’de görev alan Graham, özellikle eski Başkan Donald Trump ile olan yakın ilişkisiyle tanınıyordu. Ölümü, ABD’de geniş yankı buldu.

Trump, Graham’ın vefatının ardından yaptığı paylaşımda, “Senatör Lindsey Graham, tanıdığım en büyük insanlardan biriydi. Gerçek bir Amerikan vatanseveriydi ve çok özlenecek.” ifadelerini kullandı.

Graham, 2003 yılından bu yana Güney Karolina’yı temsil ediyordu ve savunma politikaları ile uluslararası ilişkilerde etkili bir figürdü. Orta Doğu’daki politikaları ve İsrail’e verdiği destek ile tanınan Graham, bu konularda önemli bir ses olarak kabul ediliyordu.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir, Graham’ın ölümünün ardından yaptığı açıklamada, “Bugün, İsrail en büyük dostlarından birini kaybetti. Onun dostluğu ve desteği her zaman hatırlanacaktır.” dedi.

Türkiye ile ilişkilerinde ise Graham, zaman zaman sert yaptırım önerileriyle dikkat çekti. Suriye’nin kuzeyine yönelik Türk operasyonlarına karşı çıkan Graham, YPG/PKK unsurlarına destek vermiş ve Türkiye’ye karşı ekonomik ve askeri ambargolar uygulanmasını savunmuştur.

Graham, Türkiye’nin sınır güvenliğini tehdit olarak nitelendirerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonlarına karşı radikal bir muhalefet yürütmüştü. YPG/PKK’nın Suriye Demokratik Güçleri (SDF) içerisindeki rolünü de destekleyerek, bu grupların tasfiyesini önlemek için terör elebaşlarıyla doğrudan görüşmeler yapmıştı.

Graham, Türkiye’nin askeri kazanımlarına yanıt olarak, 2019’daki Barış Pınarı Harekâtı ve 2024’teki “Türkiye’nin Saldırganlığıyla Mücadele Yasası” gibi yaptırım paketlerinin mimarlarından biri oldu. Bu tasarılar, Türk yetkililerin ABD varlıklarının dondurulmasını ve vize yasaklarını içermekteydi.

Savunma sanayii alanında da Türkiye’ye karşı ambargo çağrısında bulunan Graham, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri almasını CAATSA yaptırımları çerçevesinde cezalandırmayı desteklemişti. Ayrıca, Türkiye’nin F-35 programından dışlanmasında da önemli bir rol oynamıştı.

Son dönemde ise, Türkiye’nin NATO içindeki önemine vurgu yaparak F-35 programına dönüşü desteklemişti. Graham, bu pragmatik yaklaşımıyla dikkat çekmişti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu