Merve Şendil’in ‘Sadece Bir Rüyaydı’ Sergisi Troya Müzesi’nde
Merve Şendil’in ‘Sadece Bir Rüyaydı’ sergisi Troya Müzesi’nde 30 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilir.
Sanatçı Merve Şendil, Troya Müzesi’nin davetiyle açtığı kişisel sergisi “Sadece Bir Rüyaydı” ile sanatseverlerle buluştu. Sergi, büyük bir ilgiyle karşılanarak 30 Mayıs 2026 tarihine kadar uzatıldı.
Uzun yıllardır SANATORIUM tarafından temsil edilen Merve Şendil’in sergisi, resim, çizim, fotoğraf, video ve metin temelli eserlerden oluşuyor. Bu çalışmalar, Troya’nın mitolojik ve tarihsel katmanlarını ele alarak rüya, hafıza ve zaman arasındaki etkileşimleri inceliyor. Serginin küratörlüğünü, İstanbul’da yaşayan ve uluslararası birçok sergi ve yayında görev almış Ceren Erdem üstleniyor.
Troya, mitlerin ve hayal gücünün iç içe geçtiği bir alan olarak, rüya ile felaket, kehanet ile tarih arasında kırılgan bir denge kurar. Antik anlatılarda Kraliçe Hekabe’nin rüyasında gördüğü alevli meşale, kentin kaderini simgeleyen bir işaret olarak belirsizliği temsil eder. Merve Şendil’in sergisi de bu denge üzerinde konumlanıyor; sanatçının yağlı boya ve pastel bulut resimleri, onun “tarihin gaz hâli” olarak tanımladığı durumu gözler önüne seriyor. Bu eserler, geçmişi sabit bir zaman dilimi olarak değil, sürekli değişen ve hareket eden bir olgu olarak düşünmeye teşvik ediyor.
Sergideki video çalışması, sanatçının yazdığı bir şiirin bulutlar arasında kısa bir süreliğine görünmesiyle izleyiciyi yön duygusunun kaybolduğu bir atmosferle karşılıyor. Bu geçici görünümden sonra, “The Memory of a Walk” adlı çalışmada, sanatçının uzun bir arayış sonucunda çektiği tek bir ağaç görüntüsü yer alıyor. Bu fotoğraf, sanatçının kendi bedeniyle aynı ölçekte basılarak bir otoportre niteliği kazanıyor.
Ayrıca, boncuk ve dantel teknikleriyle üretilen metin temelli işler, dilin maddi ve zamansal boyutlarını görünür hale getirerek rüya ile gerçeklik arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olabileceğini hatırlatıyor. İzleyiciler, Troya’nın tarihsel ve mitolojik katmanları arasında dolaşırken, rüyanın sadece bir kaçış değil, gerçekliği algılamanın alternatif bir yolu olabileceğini deneyimliyor.




