Türkiye’nin enerji dönüşümü için yatırım hesabı netleşti
Türkiye’nin enerji dönüşümü için 2035’e kadar 108 milyar dolarlık yatırım gerekiyor. Tutarın 80 milyar doları üretime, 28 milyar doları şebekeye ayrılacak.
Türkiye’nin enerji dönüşümü kapsamında 2035’e kadar 108 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Ali Koç, bu tutarın yalnızca yeni üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını, elektrik şebekelerinin yenilenmesi ve depolama sistemlerinin geliştirilmesinin de sürecin önemli parçaları olduğunu söyledi.
- Toplam yatırım ihtiyacı 108 milyar dolar olarak açıklandı.
- Şebeke ve depolama yatırımlarına yaklaşık 28 milyar dolar ayrılması gerekiyor.
- Enerji üretimi için öngörülen yatırım tutarı 80 milyar dolar.
- Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi ağustos itibarıyla 127 gigavat seviyesinde bulunuyor.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı kapsamında düzenlenen “İklimin Ötesinde: Antalya’ya Doğru” buluşmasında enerji dönüşümü ve rekabet gücü ele alındı. Etkinliğe Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile Ali Koç katıldı.
Enerji maliyetleri rekabeti doğrudan etkiliyor
Panelde konuşan Ali Koç, enerji arzı ve enerjiye erişimin ekonomik rekabet açısından daha belirleyici hale geldiğini ifade etti. Jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve elektrifikasyon sürecinin ekonomileri, enflasyonu ve şirketlerin rekabet gücünü etkilediğini belirtti.
Koç, Paris Anlaşması sonrasında ülkelerin açıkladığı hedeflerin artık uygulama aşamasına taşınması gerektiğini söyledi. Şirketlerin rekabet koşullarının da değiştiğini belirten Koç, “Eskiden rekabet edebilmek için ürününüzü kaliteli, hızlı ve en iyi maliyetle üretmeniz yeterliydi. Artık yeterli değil. Enerji, finansman, teknoloji, sanayi ve bunların yanında iklim de rekabetin temel unsurları arasında.” dedi.
Enerji maliyetleri bakımından bölgeler arasında farklar bulunduğunu aktaran Koç, Avrupa’daki maliyetlerin ABD’nin yaklaşık iki katı, Çin’in ise yüzde 50’nin üzerinde olduğunu dile getirdi. Sermaye maliyetleri, kamu politikaları ve düzenlemelerin yatırımların toplam maliyetini etkilediğini belirten Koç, Türk şirketlerinin yalnızca başka şirketlerle değil, bu şirketlerin faaliyet gösterdiği ekonomik ve finansal yapılarla da rekabet ettiğini söyledi.
Koç, “Artık ülkeler şirketleriyle rekabet ediyor.” ifadesini kullandı. Yapay zekanın teknolojik dönüşümde önemli bir yer tuttuğunu belirten Koç, enerji ve savunma sanayisinin gelecek 20-30 yılda ekonomiler açısından öne çıkacağını ifade etti.
Üretim kapasitesinin yanında şebeke yatırımı da gerekiyor
Türkiye’nin ağustos itibarıyla 127 gigavat elektrik üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Koç, hidroelektrik, rüzgar, güneş ve jeotermal kaynakların toplam kapasitedeki payının yüzde 60’ın üzerine çıktığını söyledi.
Yenilenebilir kaynakların günün her saatinde aynı miktarda üretim yapmadığına dikkat çeken Koç, tüketim ile mevcut kapasite arasındaki farkın kapatılması için şebeke yatırımlarına, yenileme çalışmalarına ve enerji depolama sistemlerine ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Bu alanların özel sektör için yeni yatırım fırsatları oluşturabileceğini belirtti.
Küresel enerji dönüşümünde Çin’in güneş paneli, batarya depolama ve rüzgar türbini üretimindeki payına da değinen Koç, kritik mineraller ile rafinaj kapasitesinin ülkelerin rekabet gücü açısından daha fazla önem kazanacağını söyledi. Uluslararası Enerji Ajansı hedefleri doğrultusunda dünya genelinde 80 milyon kilometrelik yeni elektrik şebekesine veya mevcut şebekelerin yenilenmesine ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Yatırımlar için uygun ortam çağrısı
Enerji dönüşümünün yalnızca kamu yatırımlarıyla tamamlanamayacağını belirten Koç, yüksek tutarlı yatırımların iş dünyası tarafından gerçekleştirileceğini söyledi. Kamu tarafının düzenleme çerçevesini, yatırım iklimini ve yatırımcıların ilgisini destekleyecek koşulları oluşturması gerektiğini dile getirdi.
Koç, “Bunları devletler yapmayacak, iş dünyası yapacak. Dolayısıyla kamunun da iş dünyasının bu ağır yatırımları yapabilmesi için gerekli düzenleme ortamını, yatırım iklimini ve yatırımcıyı cezbedecek ortamı sağlaması gerekiyor.” dedi.




