Baltık Denizi’nde tanker ve yük gemileri bekliyor
Baltık Denizi gemi kuyruğu büyüyor: Rus limanlarına giriş bekleyen 65 tanker ve 85 yük gemisi arasında yaptırım deldiği belirtilen tankerler de bulunuyor.
Baltık Denizi gemi kuyruğu, Rus limanlarına giriş için bekleyen tanker ve yük gemileriyle büyüdü. 30 Eylül’de 65 tanker ile 85 yük gemisinin Rus limanlarına kabul edilmeyi beklediği tespit edildi.
- Ust-Luga’nın yaklaşık 120 kilometre açığında 43 gemilik grup oluştu.
- Bu grubun uzunluğu yaklaşık 60 kilometreye ulaştı.
- Bekleyen gemilerden en az altısının Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı “gölge filo”ya bağlı olduğu bildirildi.
- 2025’in ilk yarısında Primorsk ve Ust-Luga’dan çıkan Urals petrolü, Rusya’nın ham petrol ihracatının yüzde 30’undan fazlasını oluşturdu.
Yoğunluk Karadeniz’deki aksamanın ardından arttı
Rusya’nın Baltık’taki petrol sevkiyatında önemli yeri bulunan Ust-Luga, St. Petersburg’un batısında konumlanıyor. Liman, Primorsk’la birlikte yaptırımlar sonrasında Rus petrolünün küresel pazarlara gönderilmesinde başlıca çıkış noktaları arasında yer alıyor.
Ukrayna’nın Rusya bağlantılı gemiler ile enerji altyapısını hedef alan saldırıları, Novorossiysk’teki yükleme faaliyetlerini ciddi şekilde sekteye uğrattı. Ağustos ayının ilk yarısında Rusya’nın batı limanlarından yapılan petrol ihracatı, planlanan seviyenin yüzde 15 gerisinde kaldı.
Moskova, Baltık limanlarındaki kapasiteyi Rus petrolü için kullanabilmek amacıyla Kazak petrolünün bir bölümünü Novorossiysk’e yönlendirdi. Bu değişiklik, sevkiyat baskısının Karadeniz’den Baltık güzergâhına kaymasına neden oldu.
Gölge filo gemileri de bekleyenler arasında
ABD ve Avrupa ülkelerinin yaptırımları sonrasında Moskova, farklı ülke bayrakları taşıyan, çoğunlukla eski ve Batılı sigorta sisteminin dışında çalışabilen tankerlerden oluşan bir ağa yöneldi. Bu yapı “gölge filo” olarak anılıyor.
Primorsk ve Ust-Luga’dan 2025’in ilk altı ayında gerçekleştirilen 333 petrol seferinin yüzde 65’i bu filoya ait gemilerle yapıldı. Gölge filonun Baltık güzergâhında yoğunlaşması, Finlandiya Körfezi’ndeki deniz trafiğinin stratejik önemini de artırdı.




